İsmet Özel seksen iki yaşına girdi. Yaşı vesilesiyle sosyal medyada şiirlerinden, konuşmalarından, eski televizyon programlarından kısa kesitler yeniden dolaşıma girdi. Bir kısmını izledim. Yıllar önce söylenmiş sözleri bugün yeniden dinlerken insanın dikkatini yalnızca söyledikleri değil, söyleyiş biçimi de çekiyor. Çünkü İsmet Özel sadece konuşmuyor; söylediği sözün arkasında duruyor. Hatta bazen...
Merhum Mehmet Şevket Eygi sürekli olarak bir meşayıha bağlanmaktan ve icazetli alimin varlığından ve gereğinden söz ederdi. Acaba bu kavramları birilerinin önünü mü kesmek için mi kullanırdı? Öyle ise tavsiyesi hem doğru hem de yanlıştır. Şevket Eygi’nin tahayyülündeki mürit gassalın önündeki meyyit gibi olmalıdır. Nereye çekerlerse oraya gitmelidir. Yanlış adam...
Semerkant’ı geziyoruz. Registan Meydanı’ndayız. Gülistan, gül bahçesi demekti. Registan ise kumlu yer demek. Gerçekten kumdan ve topraktan yapılmış ihtişamlı üç şaheser yapının bulunduğu bir meydan. Dünyanın en güzel mimariye sahip meydanlarından biri. Registan Meydanı, kataloglarda Özbekistan’ın görsel yüzü. Mihmandarımız, meydandaki şaheser yapılar hakkında yapılış tarihleri sırasına göre bize bilgi veriyor:...
Araçta “yakıt” ne ise insanda “lokma” odur. Yakıtınız iyi değilse dünyanın en iyi otomobiline sahip olsanız da faydasız. Lokmanız helal değilse, dünyanın en abit/zahit insanı olmanız anlamsız. “Namaz” hasenat ( bireysel ibadetler/oruç, hac, kelime-i şehadet) binasının iç kalesidir. “Helal lokma” ise salihat (toplumsal, ikinci şahıslara dokunan ibadetlerin: zekât) kapısının anahtardır....
Vakıf, İslâm medeniyetinin iyilikte tecessüm etmiş hâlidir. Özü tevhiddir. Tevhid, insanı yalnız bırakmayan, tabiatı sahiplenen, bütün canlıları kıymetli gören, yeryüzünü emanet bilen bir hayat nizamıdır. Bu sebeple vakıf, yalnızca bir malın hayra, iyiliğe tahsisi değildir. Vakıf, insanın elindekini Allah rızası için insanlığın hizmetine açmasıdır. Bir mülkün milletin malı hâline gelmesi,...
SEFERBERLİK YILLARINDA HİCRANZEDE BİR YOZGATLI: KODALLILI ÜLFET ONBAŞI Mihrican mı değdi gülün mü soldu Gel ağlama garip bülbül ağlama Felek baştan başa kimi güldürdü Gel ağlama garip bülbül ağlama Yozgat Türküsü Vakti zamanında artık kim söylediyse: “Var mıdır âlemde olmuş ben gibi?” demek bir âh u zâr ifadesi olmuş dertliler...
Eğitim söz konusu olduğunda artık rakamları konuşmaya çok alıştık. Puanlar, yüzdelikler, sıralamalar, sınav sonuçları, uluslararası göstergeler… Bir yerde grafik yukarı doğru çıkıyorsa içimiz rahatlıyor: Başarılıyız. Fakat uzun zamandır bir eğitimci olarak zihnimi meşgul eden bir soru var: Her yükseliş gerçekten iyiye gidiş midir? Çocuklarımız daha fazla bilgiye ulaşıyor. Teknolojiyi bizden...
Yıllar evvel, hasbelkader göreve başladığım kurumda on kadar arkadaşla sohbet ediyorduk. Sohbetin muhtevası -farklı şekilleri olsa da- âdeta “Tilkinin yüz masalı vardır, doksan dokuzu tavuk üzerine.” atasözünün tezahürü gibiydi. Çoğunun, özellikle gençlerin gönlünde yatan birer aslan olduğu konuşmalardan anlaşılıyordu. Kimi il müdürü olma kimi Bakanlığın merkez teşkilatına kapak atma arzusundaydı....
EĞİK EHRAMLARDAN DİRİLEN EDEBİYATA: NECİP MAHFUZ, NOBEL VE KÜLTÜREL İTİBARIN TRAJEDİSİ -2- Bu yazımızın ilkinde de vurguladığımız gibi Sezai Karakoç, bu topraklarda büyümüş bir yazar olarak sonsuza kadar yaşayacak şair ve yazarlarımızdandır. Onun yazmış olduğu yazılar da aradan yıllar geçse de, önemli klasikler gibi, her daim yeniliğini koruyacaktır. Karakoç’un 2013...
Özbekistan Gezi Notlar-6 Leb-i havuz meydanından ayrılarak dar sokaklardan Mir-i Arab Medresesi, Kalan Minare ve Kalan Caminin bulunduğu eski Şehristan’daki Poi Kalan Meydanına doğru yürümeye başladık. Yol güzergâhında ahşap sütunlu ve ahşap işlemeli tavanıyla sayfiyesi dikkatimizi çeken küçük bir mahalle camisinde nefeslendikten sonra yürüyüşümüz Poi Kalan Meydanına yakın bir konumdaki...
Sakallarını sıvazlayıp gözlerini gözlerimden çekip şöyle dedi: Diline kulak ver bir sakin zamanında; “ben” demeyi artırmışsan ve “benim” dediklerin çoğalmışsa eğer, senin de vaktin gelmiş demektir. Geç kalmadan ve daha güç duruma düşmeden yüklerini hafifletme zamanın gelmiş artık. Zira işgal altındasın; meşgul oldukların adım adım işgal edip dönüştürmeye başlamış seni....