ÖZEL OKULLAR 3: 3. Sorunlar ve Öneriler Konuyla ilgili Özel Okullar 1 ve Özel Okullar 2 başlıklı önceki yazılarımda özel okulların fonksiyonları ve misyonları üzerinde durmuştum. Bu yazımda ise sektörün sorunları ve öneriler üzerinde durmaya çalışacağım. Veli Talepleri ve Para Dengesi Özel okul sayısının artmasıyla beraber parasal ilişkilerin getirmiş olduğu...
İnsan sevdiğine benzemeye çalışır, onu taklit eder. Bundan olsa gerek denmiştir ki arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. İyi arkadaşlar bir bedende iki can gibidir. Birinin ağrısını diğeri de duyar. Toplumlar da böyledir. Bir vücudun organları gibi birinin sızısı diğerinin derdidir. İnsanlar bakış benzerliğinden değil dert ortaklığından sımsıkı sarılırlar birbirine....
Millî Eğitimin “temel eserler” listesi yayınladığını duydum. Yanlış bilgi değilse, bundan yıllarca öncekinin aynısı. Bir bakan el çabukluğu ile kaldırıvermişti. Böyle bir listeye ihtiyaç var mı? Elbette çocuklarımıza dilimizin, edebiyatımızın iz bırakmış büyüklerinin eserlerini tanıtmak ve onları sevdirmek milli eğitimin ders-test girdabında çırpınan gençlerini aynı zamanda bir selamet adasına çıkarmak...
TEVFİK İLERİ (1911-1961) Öyle isimler vardır ki her hatıra geldiklerinde içimizde gıptayla karışık incecik bir sızı bırakır. Mehmed Akif, Nurettin Topçu, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu bu isimlerin belki en bilinenleridir. Bu isimleri “kaybederken kazananlar” diye tarif edenler de var. Dünyalık namına belki çok şey kazanamadılar lakin...
Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Hayatı: Cahit Okurer, 1917’de Kuşadası’nda doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini İzmir’de, yüksek tahsilini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Muhtelif liselerde edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Tevfik İleri’nin özel kalem müdürlüğünde, Talim Terbiye Kurulu üyeliğinde bulundu. İngiltere ve ABD’de eğitim araştırmaları...
Günümüzde her iki kadından biri çalışıyor. Ailelerin %40’ında ise anne ve baba çalışıyor. Bu durumda çocukların eğitimi tamamen okullara ve çocuğun ilişkide olduğu ortamlara kalıyor. Çocuklar yeterince anne şefkati alamadığı gibi geleneksel değerlerimizin aktarımında da sıkıntılar yaşanıyor. Eskiden baba veya anne odaya girince çocuklar ayağa kalkar veya en azından toplanırdı....
Muhtemelen kayıtsızlık çağında olduğumuza ilişkin bir tespitin yerindeliğine kimse itiraz etmeyecektir. Görünürdeki büyük dalgalanmanın aldatıcılığına çok kaptırmamak gerekiyor. Normalde bir devinim, arayış, değişim kuşatması altındayız. Kulaklarımız sürekli olarak büyük reform söylencesiyle dolduruluyor. Öncekinin akıbetinin ne olduğunu bilmeden coşkuyla yeni bir tanesinin gelişine tanıklık ediyoruz. Sosyal bilimlerde meta anlatıların çöküşü bir...
Maarifin amacı bir toplumun potansiyelini harekete geçirmektir. Bunun yolu da, evrensel bilgi ile yerli bilgi ve değerleri özümseyerek küresel hedef ve idealler oluşturmaktan geçmektedir. Bizim maarif sistemimizin, potansiyelimizi ortaya çıkarmakta aksatan taraf, yerli bilgi ve değerlerin genel eğitim sistemimize yüklenemeyişinden kaynaklıdır. Bu durumu not ederek genel duruma göz atalım. Milli...
Cemiyet hayatımızı derinden etkileyen ölçüsüz fiyat hareketleri üzerine görüşlerini açıklayan Türkiye’nin tanınmış ilahiyatçılarından Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz, toplumu bu ölçüsüzlüğe sevkeden amillerin temellinde hiçbir ölçüye yer vermeyen, bütün değerleri ekonomi penceresinden görerek, insaf/ merhamet gibi kutsalları yıkan ve en önemlisi içinde insanın olmadığı bir düzen kuran seküler sistemi gördüğünü...
Eğitimi birinci meselemiz olarak görmezsek, kısa süreli başarıları ve sevinçleri gerçek başarı ve sevinç zannederiz. Bugün ahlak ve kültürden bağımsız olarak ekonominin ve teknolojinin öncelikli mesele olarak görülmesi, en büyük şansızlığımızdır. Yolu belirleyenlerin ve hedefi gösterenlerin yani seküler burjuvazinin kurduğu tuzağa düşüldüğünün de en büyük kanıtıdır bu. Eğitim dediğimiz şey,...
Eğitimimizin önündeki en büyük badirelerden biri yapageldiğimiz zorunlu ve genel eğitimdir. Bunun üç büyük zararı; toplumsal gelişmeyi sağlama kabiliyetinin olmaması, para ve yetenek israfıdır. Bunlardan birincisi bu tür eğitimin bir ülkenin gelişmesine herhangi bir katkı yapmamasıdır. Bunun somut örneği hiçbir gelişmiş ülkenin zorunlu ve genel eğitimle gelişmemesidir. Bizim Avrupa ülkelerine...