Dağdayım. Uyku tulumunun içinde uyumak için sırtüstü uzanmış durumdayım. Tulumun darlığı sebebiyle kendimi kabre girmiş gibi hissediyorum. Ölü gibi… Henüz çadırın fermuarını çekmedim ve gökyüzüne bakıyorum. Zaten dağın gecesinde görülecek başka şey de yok. Karanlığın kuyusuna açılan tek pencere, gökyüzü. Geceler gözleri göğe geçiyor. Gözlerim usul usul yıldızlar arasında dolaşıyor....
Ömer henüz on yaşında bir çocuktu. Denize yakın bir yerde evleri vardı. Fırsat buldukça babasıyla birlikte sandallarına biner, balık avlamaya giderlerdi. Balık avı yasağının kalkmasından bir gün önce, yine babasıyla akşamın ilk saatlerinde sandallarına binip denize açıldılar. Niyetleri balık tutmak değildi, biraz hava almak ve sakin dalgaların sesini dinlemekti. Ömer...
Ülkemizde, şu anda 4+4+4 şeklinde uygulanan 12 yıllık zorunlu eğitim çıktığında İl Millî Eğitim Müdürlüğü yapıyordum. O günlerde ilimize gelen zamanın Talim Terbiye Kurulu başkanıyla baş başa kaldığımızda “Sayın Başkanım; bu zorunlu eğitim yasası nasıl çıktı? Biraz mahsurları olabilir. Mesela; ilkokul 4, ortaokul 4 yıl olması sıkıntılara yol açabilir. Çünkü...
“Tapınağın çanı sustu / Ben hâlâ duyuyorum / Çiçeklerden gelen sesi.” Matsuo Başo Sınav odaklı eğitim, gençlerin özel yeteneklerinin, dehâ adacıklarının üzerine siyâh tülden perdesini örttü. Genç nesillerin zihinleri köreldi bu sistemde; güdük kaldı sorgulama, araştırma, keşfetme, tahlîl ve inceleme becerileri. Ve özlerinde saklı cevherler, beyâz nilüferler olup su yüzüne...
Hepimiz tutulmuştuk oysakiKimimiz belki biraz erkenKimimiz daha geç de olsaHayatın ayartıcı oltasına…Yanaklarımızda tuhaf bir acıBoğazımıza kan dolarcasına… Hızla çekilmiştik yukarılaraSakin, güvenli kuytulardan…Sonra aydınlık kamaştırdıSade bir loşluğa alışkınMahmur gözlerimizi yakarcasınaSükûnete meftun ruhumuzuDelice dalga sesleri,Ve sarhoş kahkahalar,Hoyratça yaralarcasına… Oysa daha mutlu olacaktıkAçlık sandığımız garip duyguyuSanki bir an için unuttuğumuzdaUfacık bir lezzet için,...