Cumhuriyetin birinci yüzyılının eğitim açısından bir muhasebesi yapılırsa, buradan çıkacak sonucun sevinilecek cinsten olmadığı görülecektir. Çünkü bu birinci yüzyılda batılı değerler, eğitimle toplumumuza ve insanımıza dayatıldı. Müfredat, ideal insan ve ideal toplum olarak batıyı gösterdi. Sistem tüm bileşenleriyle kültürümüzden bihaber hatta yer yer kültürümüze karşı olan insanı yetiştirmeyi sürdürdü. Öğretmenler,...
“Muhammed hanginizdir?” diye sormuştu elçi, Dinin mübelliğinden işte şaşmaz bir ölçü… Ayırt edemezlerdi kim Resûldü kim ashap Ne başında altın taç, ne de farklı bir esvap… Kendine istemedi ne saray ne de kasır Belki de bu sebepten meftûnuz on dört asır… Ömer’i ağlatmıştı yüzde iz yapan hasır “Dünya onların olsun”...
Akif, 20. Asır Türkiye’sinin ilim, fikir, tefekkür ve tecdit hayatına büyük hizmetleri olmuş dava adamı bir şahsiyettir. Ülkenin, devletin ve milletin en zor zamanlarında büyük bir dirayetle ülkesini kalemi ve ilimi ile müdafaa etmiş. Dava adamlığının yanında bir mücadele adamı olmuştur. Klasik dönemi de iyi bilen, yeni usule de hakim bir münevver...
Önceki yazılarda da ifade edildiği üzere, asıl maksadım Fuat Sezgin’in bu millete, gençliğe, ümmete vermek istediği mesajlara yoğunlaşmak. Müslümanlar üç asırdır “güc”ün şikarı. Derin bir kuşatılmışlıkla malûl. Buna çare üretmede aciz. Büyük “bilgemiz ve filozofumuz”, ki Vefa Taşdelen, onun bu yönünü, en önemli özelliği olarak görür, aslında bunu dava edinir....
Türkiye cumhuriyetin 100. Yılına giriyor. Bir yüzyıl nasıl geçti? Nasıl bâdireler atlattık? Hangi gücümüzle zorlukları aştık? Bunlar üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Fakat düşünmek hürriyetle olur. Veya hürriyet yoksa, düşünmek sözkonusu olamaz. Dışa vurulmayan (sözlü veya yazılı) düşünceye düşünce denilemez. Türkiye’da Anayasa’nın ve kanunların tanıdığı hürriyetlerin çeşitli şekillerde kullanıldırılmadığı biliniyor. İkinci yüzyıla...