eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
27°C
Ankara
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

Hayatın lezzetleri mekteple başlar…

Mektep olmasa idi tarih-i beşere zinet veren ve bugün isimleri her müstaid(kabiliyetli) mekteplinin hafızasında yer tutan büyük ademler nasıl yetişir idi? Fahruddin Razi bir mekteb-i edebin mahsuli marifet değil midir? İmam Gazali bir muallim-i kâmilin şakirdi olmadı mı? Frenk tarihlerine bakalım. Franklin kimdir? Kristof Kolomb’un cihan içinde cihankeş etmesi nasıl oldu? Mektep ilim olmasa idi bu ademleri namını nasıl işitirdik? Hatta tarih nasıl yazılırdı?

“Mektep bir cihan-ı edeptir. Çocuk ilk terbiyeyi anasının kucağında alır, mektepte ikmal eder. Mektep olmasa idi ilim olamaz idi, mektepsiz hiçbir şey olamaz. Hayatın lezzetleri mektepte başlar. Gözlerimizi açtığımız vakit fevkimizi tenvir eden bu mai semanın, bize rengarenk çiçekler arz eden bu ihtiyar arzın, satıhları köpükler içinde bırakan bu derya-yı laciverdinin hasılı kudretullaha birer aşikarı burhan menazır-ı tabiiyenin mahiyetini bize mektep bildirir. Mektep olmasa idi tarih-i beşere zinet veren ve bugün isimleri her müstaid mekteplinin hafızasında yer tutan büyük ademler nasıl yetişir idi? Fahruddin Razi bir mekteb-i edebin mahsuli marifet değil midir? İmam Gazali bir muallim-i kâmilin şakirdi olmadı mı? Frenk tarihlerine bakalım. Franklin kimdir? Kristof Kolomb’un cihan içinde cihankeş etmesi nasıl oldu? Mektep ilim olmasa idi bu ademleri namını nasıl işitirdik? Hatta tarih nasıl yazılırdı?

Şu mini mini eve bakınız? Ne kadar süslü! En muktedir bir mühendis de hiçbir yerinde kusur bulamaz. Ya bu evi yapan mimarın ilmi olmadığına nasıl hükmedebilirsiniz? Her gün üzerine baktığınız harita size bir cihan gösteriyor, Bu cihanı iki tabaka kağıda sığdıran kudret mektepte istihsal olunmamış mıdır? İki kere iki dört eder, şüphesizdir. Fakat bu davayı kaideten ıspat için mektep görmek, bir siyah tahtanın önünde bir muallimin karşısında düşünmek lazımdır. Mektebin bahşettiği mükafat kadar değerli bir kalbi meserretle, kollarının arası yaldızlı kitaplarla dolmuş bulunduğu halde bahtiyarane gülümseyen çocuklar mükâfatsız kalan arkadaşlarına güzel nümune-i imtisal olabilir. Bu mükafatı kazanmak için çalışmak lazımdır. Sa’yin meziyeti adalete yani tembelliğe galebe etmektir. Husussiyle zamanımız sa’ye-i kemalat-vaye-i hazret-i hilafet penahide bir zaman-ı terakkidir.

Böyle bir zaman-ı sa’ye-iktiramda yaşayabilmek ve herkes indinde hürmet ve itibar kazanmak için sa’yeden başka çare yoktur.

Bir padişah-ı celilü’ş-şana malikiz ki maarifin terakkisi için ibzal buyurdukları avatıf-ıma-la-nihaye-i cenab-ı şehriyarileri bütün milel-i mütemeddineye(medeni milletler)  gıbta-bahşolmuştur. Sa’ye-i maarif-baye-i cenab-ı hilafet-penahide açılan mektepler, yetişen muallimler, okutturulan kitaplar cihanın irfan hazinelerini kucağımıza döküyor, ne büyük saadet! Böyle büyük bir padişah-ı zi-şana bende olduğumuzdan dolayı cenab-ı Hakk’a hamd-u sena etmeliyiz. İnsan-ı kâmil olmak için İslamiyete, Osmanlılığa layık olacak bir azm-i sebatkârane ile çalışmalıyız.

AÇIKLAMA:

Bu ifadeler Sultan 2. Abdülhamit dönemi kız mekteplerinde okutulan bir ders kitabından alınmadır. Mektep, içinde ilim ve irfanın geçtiği, marifetin öğrenildiği, edep ve terbiyenin bir ziynet olarak kuşanıldığı mekânın adı olarak sunulmakta. Tarihi örnek şahsiyetlerden tutunda, hayatın lezzetlerine kadar, matematik işlemlerinden tutun bir takım tabiat bilgilerine kadar pek çok bilginin öğrenileceği yer ve mekân olarak mektep tarif edilmiş. Allah’ın varlığına ve birliğine delil olarak sunulan tabiatın ve yeni bilimlerin gösterilmiş olması da dikkat çekicidir. Bilim, dünya ve mektep deyince hem doğu hem batı birlikte zikrediliyor. Hem Razî ve Gazalî hem de Franklin ve Kristof Kolomb’un isimleri ilim öncüleri olarak verilmekte. Bu parça da dönem ruhunu yansıtan kuvvetli işaretler mevcut. Çalışmanın önemine vurgu yapılmakta. Bilginin(ulum, fünun/modern bilim) önemine dikkat çekilmekte. Padişaha ve Osmanlılığa bağlılık içeren cümleleri de bugünkü devlete ve devlet büyüklerine saygı ve bağlılık olarak düşünmek gerekmektedir.

Kaynakça: Mahmut Dilbaz – Dindar Modern İtaatkâr – Dergah Yayınları İstanbul 2021 1. Baskı

ETİKETLER: , , , ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.