Nerede o eski ramazanlar diye başlamayı düşünmüyorum. Endişeye mahal yok. Ramazan ayı üzerine düşününce aklıma ilk gelen şeyi sizinle paylaşacağım. Efendim malum Konyalıyız. İlk çocukluğum diye niteleyebileceğim beş altı yaşlarında iken Kovanağzı semtinde ikamet ediyordu bizimkiler bittabi ben de. Orada Ramazan ayına dair hatırladığım; anacığımın öğleyin içini tepeleme ekmekle doldurduğu...
İbrahim Atalay’la Urfa’da henüz çiçeği burnunda bir müfettişken tanışmıştım. Urfa’ya heyetle Halk Kütüphanesi ile Urfa Müzesini denetlemeye gelmişlerdi. Başmüfettişleri Mardinli, Senih Vehbi Sayın Bey isminde kibar, nazik ve naif bir beyefendi idi. Ben de o zaman Urfa Halk Eğitimi Başkanı idim. Urfa’nın şirin Bahçelievler Mahallesi, Şehitlik Parkı’nın içinde Urfa Müze...
Ankara’yı Ankara’dan yazıp meclisi yazmamak olmaz elbette. Meclisi ve mehabetini anlatırken saygı ve saygınlığı evvelen ele almak gerekiyor. Çünkü bir milletin meclisinin kültürel ve ilmi mahiyeti ülkenin boy aynası mesabesindedir. Saygınlık saygı ile alakalıdır. Saygınlığın olması gereken yerde saygının olması gerekir. Saygı toplumda hürmet uyandıran davranış ve sözlerin bütününe denir....
Sunuş: Bu mülâkat, Türkiye’de din eğitimi alanındaki akademik çalışmaları ve saha tecrübesiyle temayüz etmiş olan Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın ile gerçekleştirilmiştir. Hâlen Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Aydın; öğretmenlikten Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki uzmanlık görevine ve farklı üniversitelerdeki akademik çalışmalarına uzanan bir birikime sahiptir. Röportajda okuma, yalnızca...
“Bu sene ikincisine niyetlendiğimiz, Eyüpsultan caminde, gecenin en koyu olduğu seher vaktinde, ramazanın son on gecesinde, hatimle Teheccüd namazı kılınması için bir çalışmanın gayreti içindeyiz. Ülkemizin seçkin kurra hafızlarının imamet ettiği ve akabinde tüm cemaatimizle Sokullu Medresesinde sahur yapıldığı Ramazan gecesini ihya etmekten bahsediyorum. Aşağıdaki okuyacağınız yazı bu sebepten kaleme...
Özge Öner, iktisat alanında kariyer yapan, akademik kariyerini yurt dışında sürdüren bir isim. Cambridge Üniversitesi’nde iktisat, şehir ekonomisi, göç, işgücü hareketliliği, bölgesel eşitsizlik ve ekonomik coğrafya başlıkları üzerine çalışmalar yapıyor. Kentlerin nasıl büyüdüğü, ekonomik fırsatların hangi bölgelerde yoğunlaştığı, göç hareketlerinin toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğü, yerel kalkınmanın hangi dinamiklerle şekillendiği gibi konular araştırma...
Öncelikle ABD ve Siyonist İsrail’in; cumartesi sabahı komşumuz İran devletine karşı düzenledikleri hava saldırılarını; kınamanın, lanetlemenin zalimleri zulmünden alı koymadığının, mazlumlara bir yarar sağlamadığının; çözümün fiilen mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak olduğunun bilinci içerisinde tel’in ediyorum. ABD ve İsrail’in İran devletine karşı yürüttükleri organize ve sistematik saldırının amacı; Büyük İsrail...
Ne Erzin’e gittim ne de Hatay’ı gördüm. Gezip tozma konusunda pek başarılı olmasam da bu, Erzin ve Hatay hakkında malumat sahibi olmadığım anlamına gelmemeli. Coğrafya kitaplarından, haritalardan, envaiçeşit medyadan okuyup öğrendiklerim, görüp duyduklarım var elbette. Bir de Erzinli veya Hataylı dostlarım. Özel okullarda mesai arkadaşlığı yaptığımız kadim dost Nuri Atıcı...
İhsan Yalçınkaya’nın kitap okum ilk on listesi: Kitap okuma da ilk on favori / öncelikli kitap listenizi verebilir misiniz? 1. Tutunamayanlar – Oğuz Atay 2. Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar 3. Diriliş Neslinin Amentüsü – Sezai Karakoç 4. Çile – Necip Fazıl Kısakürek 5. Mesnevi – Mevlânâ Celaleddin...
Bir yazımda Yeşilçam’ın hikayesini ve kimliğini anlatmıştım. Ezcümle şunları söylemiştik: “Attila İlhan Yeşilçam’ın Mısır sinemasının tesirlerine kırmak için kurulduğunu ileri sürer. Holywood ya da Batı film endüstrisine karşı değil Mısır’a karşı. O sıralar Türk sinema salonlarında Baybars Asya’nın Tek Atlısı gibi tarihi derinlikli filmler gösterimdedir. Bu filmlerin estirdiği rüzgarlara karşı bir tedbir...
MERHAMET ÖĞRETİLEBİLİR Mİ? DERS KİTAPLARI NE KADAR “MERHAMET”Lİ? Modern çağın en bariz özelliği bencilliktir. Bencillik kibirden doğar kibri besler. Kibirliler sadece kendilerini düşünür ve “diğerleri”ni kibrinin önünde boyun eğdirmek ister. Bencil biri, kibrinin kölesi olduğu için acımasızdır. Kibirliler gaddar olur. Onların defterinde merhamet yoktur. Bir küçük menfaat için öldürmek dahil bütün kötülükleri gözlerini kırpmadan işleyebilirler. Kibir abidesi ABD, İkinci Dünya Savaşında Hiroşima ve Nakazaki’ye atom bombası atmıştır. Kızılderililerin, siyahilerin yaşadığı zulümler merhametten nasip almamış Amerika’nın...