DERSAÂDET YAZILARI-47 Kudüs’süz ve İstanbul’suz aşk yoktur…. Geçmiş zamanla kol kola akıp gidiyor şimdiki zaman, Nuri PAKDİL Yıl 1914 Balkan Harbi nedeniyle büyük toprak kayıpları ve büyük göç dalgası yaşamış olan Osmanlı Devleti, daha büyük bir soruna çözüm aramakla meşgul. “İlim müminin yitik malıdır” düsturunu yaşatmak ve medreselerdeki eğitimi daha üst düzeye...
Nuri Pakdil… Şiire, mektuba, denemeye, seyahatnameye, tiyatroya, hülâsa kelâm ile kaleme tefekkür ettiren adam… Hâzâ mütefekkir yani… Hayrete düşüren “tesirli kalemi”yle birlikte “Birbirimize yaklaşacağımıza, ıssızlığa iteliyoruz birbirimizi!” diyerek kendisini de dışarıda bırakmadığı “acı zaaflarımıza yönelik uyku kaçıran tespitleri”yle de büyük bir mütefekkir… Nuri Pakdil’in tiyatro eserleri: Korku, Umut, Put Yapımevleri,...
Büyük adamlar, kavramlar inşa ediyorlar ve insanlar bu devasa kavramların yanına geliyorlar, bir çınarın gölgesinde serinler gibi, bu kavramlardan besleniyorlar. Necip fazıl için Büyük Doğu, Nuri Pakdil için Kudüs, İsmet Özel için İstiklal Marşı ve Sezai Karakoç için Diriliş’tir bu kavram. Elbette bu kavramların anlamı ve manası bir medeniyet tasavvuru...