Eğitim sistemimizde sürelerindeki değişimleri kısaca özetleyeyim: 1997 yılı öncesinde ülkemizde ilkokul mecburi (zorunlu) 5 yıl, ortaokul ve lise eğitimleri ise isteğe bağlı üçer yıl idi. “28 Şubat Post modern darbesi” ile eğitimle ilgisi olmayanlar tarafından ilk okul ve ortaokul birleştirilerek 8 yıl “kesintisiz zorunlu eğitim” uygulaması dayatıldı. Siyasi irade de...
Az söylemek, öz söylemek öteden beri takdir edilen bir kabiliyettir. Azdan kasıt kelimenin taksîr edilmesi ile mananın teksîf edilmesidir. Divan şiiri geleneğinde berceste mısralar bunun için yazılmıştır diyebiliriz. Ber-ceste, Farsça birleşik bir kelimedir ve “yukarı sıçramış”, “öne çıkmış” manasına gelmektedir. Türkçede, bir şiirde mısralar arasından sıyrılarak öne çıkan, diğer...
Kültür denilince anlaşılması gereken ilk şey, toplumsal kimliktir. Psikolojik bir olgu olan kişilik insanı tanımlarken sosyolojik bir olgu olan kimlik toplumu tanımlar. Kişilik, kişi olmanın gereklerini yerine getirebilme halidir. Bir başka deyişle kendini diğerlerinden ayırt edebileceğimiz özelliklerini geliştirmiş, bir düşüncesi, bir beğeni düzeyi, doğru-yanlış skalası olan özgün insan, kişilikli insandır....
Güncellenen müfredat, açılacak olan milli eğitim akademisi ve yeniden düzenlenen Öğretmenlik Meslek Kanunu gibi son zamanlarda gündemde olan meseleler başta olmak üzere eğitime dair MEB’in yapıp ettikleri karşısında iktidar yanlısı kesim savunmacı bir tutumla hareket ederken iktidar karşıtı kesim muhalif bir tutum sergiliyor. Bunların dışında kalankesimin de kafası karışık. İktidar yanlısı kesim yapılan herşeyin olumlu olduğuna; iktidar karşıtı kesim ise yapılan her şeyin olumsuzluğuna inanmışlar. Mesela güncellenen...
10 yılı aşkın bir süreden beri; üzerinde 20 çalıştayın, yüzlerce toplantının yapıldığı , yüzlerce akademisyenin, binlerce eğitimcinin çalışarak sonlandırdığı 27 klasör ve binlerce sayfadan oluşan Türkiye Yüzyılı Maarif Müfredatı Taslağı Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin tarafından 26 Nisan günü kamuoyu ile paylaşılmış, eğitimciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları...
Amerikan başkanlarından Reagan’ın ifadesiyle başka bir ülkeye eğitim müfredatı dayatmak adeta onu işgal etmek gibidir. Ona karşı bir savaş ilandır. Bu fiziki işgal olmasa bile manevi işgaldir. Bu işgale tutulanlar benliklerinden, kendiliklerinden sıyrılır adeta başkası olurlar. Bunlara da genelde ‘mankurtlar/dönüşenler’ diyoruz. Kabuklarını ve derilerini değiştirirler. Osmanlı sonrası yeni bağımsızlıklarını kazanan...
Bin yılların ötesinden tevarüs ederek kuşaktan kuşağa aktardığımız doğruluk, dürüstlük, adalet, liyakat, saygı, sevgi, sabır, şükür, dayanışma ve vatanperverlik gibi kök değerlerimiz, şimdilerde kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Ne değerlerimizi layıkıyla muhafaza edebildik ne onları yeni nesillere aktarabilecek yollar açabildik ne de yeni yöntemler seçebildik. Öyle görünüyor ki radikal bazı tedbirler...
Özellikle 31 Aralık ölüm yıldönümü ve sonrasında Tevfik İleri’yi ve maarif hizmetlerini anlatan yazılar belirgin şekilde artmaya başladı. Ülkemiz eğitiminin modern metotlardan istifadeye devam etmekle beraber millileştirilmesi yolunda istikamet verici çalışmalara imza atan bir isim, Tevfik ileri. Merhum Maarif Vekili/Milli Eğitim Bakanı ölümünden sonra hizmetleri daha iyi anlaşılan maarif adamı...
TEVFİK İLERİ (1911-1961) Öyle isimler vardır ki her hatıra geldiklerinde içimizde gıptayla karışık incecik bir sızı bırakır. Mehmed Akif, Nurettin Topçu, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu bu isimlerin belki en bilinenleridir. Bu isimleri “kaybederken kazananlar” diye tarif edenler de var. Dünyalık namına belki çok şey kazanamadılar lakin...
15 temmuz darbesinden sonra sıcağı sıcağına kaleme aldığımız yazı. * 15-16 Temmuzda halkı meydanlara döken esas olarak şuur altımızda yüzlerce yıldır yer eden devleti kaybetme insiyakıdır 16 Temmuz menfur darbesine halkımızın gösterdiği tepkiyi nasıl anlamalıyız? Bu tepkiyi sırf şahsî hürriyetlerin korunmasıyla, günlük çıkar hesabıyla ve hatta demokrasi muhabbetiyle ilgili görmek...