Maraş depremi, Türkiye’de iki zihniyetin kendini ifade etmesine zemin hazırladı. Bir taraf, ki büyük çoğunluk buradadır, deprem haberini alır almaz, siyasî hesap yapmadan, fiilen yardıma koşmak dahil her türlü destek için harekete geçti. Diğer taraf ise, depremi mevcut yönetime yıkarak siyasî rant elde etmek için enerjisini sarf etti. Bu kesim...
Miraç Kandili ve Kudüs fethine armağan olsun! Depremin sünnetullahla alakalı maddi ve şaşmaz işaretleri olduğu gibi bir de dalgalı gaybi boyutları vardır. Sünnetullah boyutu gereği ihmallerimizden sorumluyuz. Buna mukabil gaybi boyut bizim dahlimizin dışında gelişir. Bu boyut üzerinden Allah, depremzedelere ve onlar üzerinden de insanlara ve zamana ve mekana mesaj...
Yurt ve yuvanın harap olduğu, bedenlerle birlikte ruhların da yaralanıp kırık dökük hale geldiği böyle bir dönemde söze girmek en zoru olsa gerek. Bazen hiçbir kelam meramımızı ifadeye kafi gelmiyor. Elbette bilgi ve bilgeliği içine alan her söz, böyle zamanlarda cemiyetin yıkılan binalarının yanında yaralı gönüllerini de toparlayıp, tamir etmek...
6 şubat sabahı Maraş depremi ile uyandık, haberleri takibe çalışıyoruz. Ankaralıyız, fakat bölgede dostlarımız, arkadaşlarımız var, bir hafta önce Diyarbakır’dan dönmüşüz. Bölgede Türkiye Yazarlar Birliği şube yöneticileri, üyeleri var. Onlara mesaj gönderiyoruz. Kahramanmaraş eski başkanlarından İsmail Göktürk’den cevap alıyoruz: “Ahmet abi (ve) birkaç arkadaşımız enkaz altında. Çok sayıda bina yıkılmış vaziyette.”...
Depremin 5. gününde, Cumartesi gece saat 12.30, Elbistan Yaşam Hastanesinin yanında yaktıkları ateş başında -10 derecede ısınmaya çalışan iki amca, gözleri yaş, gönülleri keder dolu… Evleri yıkılmış, evlatlarını, torunlarını kaybetmişler. Hal, hatır sorduk, mütevekkiller iliklerine kadar. Nakit yardım teklif ettiğimizde “Hayır gardaşım, paramız var, ama hanımların sırtında mont yok, ayaklarında...
İşte Ahmet Doğan İlbey’in son yazısı…Şehid olmaktan söz ediyor. “Cenazem hazırlanırken İslâm üzere, önce bir Maraş türküsü söylenmeli başımda. “Maraş Maraş derler de yâr amman amman / Bu nasıl Maraş bu nasıl da Maraş / Al kanlar içinde can veren kardaş…” Onun cenazesinde bu türkü, depremin acıları içinde kıvranan bir...
Ülkemiz son yılların hatta son yüzyılın en büyük felaketlerinden birini yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Bilim adamlarınca 6 Şubatta yaşadığımız deprem, 1939 dan sonra en büyük felaket olarak tanımlanıyor. 500 kilometreden daha geniş bir alanı, 10 ilimizde yaşayan yaklaşık 13.5 milyonu direkt ilgilendiren ama dünyada etkisi itibari ile çok tartışılan...
Deprem felaketi ilk andan itibaren hepimizi kuşattı. Günlerimiz, gecelerimiz deprem haberlerini takiple geçiyor. Enkaz altında bildiklerimiz, tanıdıklarımız, dostlarımız var; velhasıl biz varız, kulağımız kirişte. Bu büyük felaket milletimizde var olan o müthiş yardımlaşma ve dayanışma şuurunu açığa çıkardı. Kim öne düşerse düşsün, ona destek olanlar var. Bizzat kendi yola düşenler...
Depremin yaraları illâ ki sarılacak. İnsanlar normal yaşantısına dönecek. Ölenler belki kurtulmuş olacak, kalanlar yakınlarının acılarını iliklerine kadar yaşayıp ölmeyi, ölenlere kavuşmayı bekleyecek. Yıkılan binaların yerine yenileri inşa edilecek. Kör topal da olsa bir düzen kurulacak. Dünyada kalanlar için hayat devam edecek kaldığı yerden. Başka neler devam edecek kaldığı yerden...
Yenisöz Gazetesi’nin yazarı Ahmet Doğan İlbey ve eşi Hatice Doğan, Kahramanmaraş’ta 04.17’de meydana gelen depremde apartmanlarının yıkılması sonucu enkaz altında kaldı. 07 Şubat 2023 13:51: Depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’ta ikamet eden, Milat Medya Grubu bünyesinde yayınlanan Yenisöz Gazetesi’nin yazarı Ahmet Doğan İlbey ve eşi Hatice Doğan, 04,17 saatlerinde meydana...
Deprem Türkiye’nin gerçeklerinden; bu amansız gerçek kendini unutturduğu bir anda, yeniden baş gösteriyor. Biz de her defasında şaşırmış gibi yapıyoruz. 1939 Erzincan depremi, şehri haritadan silmişti. Bugün Erzincan’a gidenler, o tarihî şehirden neredeyse hiçbir şey bulamazlar. Arada bazı küçük veya orta boy hatırlatmalar sayılmazsa, 1999 Adapazarı depremi yine 60 yıllık...