Bir zamanlar ülkemizin muhafazakâr (!) kesiminde ideal sahibi olmak, idealist bir insan olmak, bir zamanların ünlü deyişiyle “dava adamı” olmak sadece bir sıfat değil, bir zırhtı. En azından kimi genç zihinlerin kendini tanımladığı kutsal bir ödevdi. O yıllarda bu duruş, saf bir idealizmden, dünyadaki çarpıklıklara karşı yükselen haklı bir öfkeden...
Türk nüfusun azalması (bu hızla devam ederse) güvenlik sorunu doğurur diye bir yorum var. Önümüzdeki yılların ne getireceği belli olmaz. Sanayide, üretimde milli ve yerli kalacaksak, teknoloji, bilim ve kültürde bir Türkiye Yüzyılı öngörüyorsak bu alanların direksiyonunda Türk çocuğu olmalıdır. Demek ki genç, dinamik nüfus sadece askerlik, (ordu) için değil...