Vuslatının 752. Sene-i devriyesinde Hz. Mevlana’yı rahmetle anıyorum. Dünya Milletleri arasında hoşgörü simgesi; İslam dünyasında, alim, arif, şair, mütefekkir, mütedeyyin ve mutasavvıf gibi pek çok ünvanla anılan Hz. Mevlana’nın asıl adı Muhammed Celaleddin’dir. 30 Eylül 1207’de Afganistan sınırları içerisinde yer alan Türk boylarının yaşadığı; Horasan’ın Belh şehrinde doğmuştur. Babası...
İnsan, varlık yolculuğuna yaratılışın derin ve ahenkli melodisini işiterek başlamıştır. Hayatın akışı boyunca insanın özlemi hep yaratılışın eşsiz melodisine ve o melodiyi işittiği günedir. Tıpkı Odysseus’un İthaka’daki evini özlediği ve ondaki sükûnete, huzura dönüşü arzuladığı gibi… Hepimizin içinde o eşsiz yaratılış gününden kalma bir anıt vardır aslında. Hepimizin içinde yaratılış...
İslam coğrafyasında ve dünya milletleri arasında alim, arif, şair, mütefekkir, mütedeyyin ve mutasavvıf kimliği ile tanınan Hz. Mevlâna’yı Vuslatının 751. Yılında rahmetle anıyorum. Allah ile olduktan sonra ömürde hoş, ölümde hoş!”, Öğreneceksin yüreğim! öğreneceksin dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu” sözleriyle ölümü yeniden doğuşa, Rabbine kavuşmayı; sevgiliyle buluşmaya benzetmiştir. Hayatını...
İslâm Tasavvufunun üç büyük şâirinden biri olan Hz. Mevlana ile tanınıp bilinen ve onun vefatından sonra da adına izafe edilen Mevlevî Tarikatı’nın bir rüknü olan semâ kelimesi aslında Arapça Sem’ = İşitmek, işittirmek, vecd, nağme, hal anlamlarını taşır. Öteden
“Edep hududa riayet etmektir. En büyük edep İlâhi hududu muhafaza etmektir.” Üstad Necip Fazıl ‘O ve Ben’ kitabında hocası Abdülhakîm Arvâsî Hazretleriyle karşılaşma ve onun rahle-i tedrisindeki değişme sürecini anlatırken bir taraftan da hocasının gönül ummanından dökülen sözleri birer inci tanesi gibi avuçlarımıza dizmektedir. Bu incilerden “Edep hududa riayet etmektir.”...
Hem her yaşta eğitim almış bireylerimizi alıklaştırılmış yığınlar olmaktan kurtarmak hem de aynı anda, o bireylerin çıkamayacağı irtifalarda seyreden güzidelerimizi, birbirine yabancı olmadan eğitmek zorundayız. Türkiye’nin, tarihî kaderine dönme iradesi gösterdiği için maruz kaldığı saldırıların görülmedik düzeye ulaştığı şu günlerde, siyasetin kanımca en ağır yükünü, “eğitimi esastan düşünmek” meselesi teşkil...