İnsan, kendini kelimelerle inşa eder. Düşünce, kelimenin rahminde doğar. Anlam, kelimenin aynasında yansır. Zihnimiz, kelimelerin aksettiği anlam dünyası ile şekillenir, kavramlarla derinleşir. Düşünebilmek, anlayabilmek, yorumlayabilmek ve hakikate ulaşabilmek için en başta kelimelere ihtiyacımız vardır. Bu yüzden söz varlığı yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda düşüncenin, ilmin, bilimin ve millet...
Merhamet, iyi, doğru ve düzgün davranışları ödüllendirmek; adalet ise kötü ve zararlı davranışlara karşı caydırıcı ve cezalandırıcı önlemler almaktır. Bu yüzden İslam’da merhamet müminlere, mazlumlara ve mağdurlara yönelik; adalet ise isyankarlara, düşmanlara ve zalimlere yönelik işletilir. Merhamet ve adaletin en çok arandığı yer şiddetin, zulmun ve acımasızlığın ölçüsüzce sergilendiği savaş meydanlarıdır. İşte mümin burada Allah’ın emrine ve...
Cumhuriyet tarihi bir bakıma “din adamlarıyla mücadele” tarihidir. Cumhuriyet’in birinci dönem figürleri, en büyük rakip olarak dini/din adamlarını görmüştür. Çünkü yaptıkları-yapacakları “yeniliklerin” dine aykırı olduğunu kendileri de bildikleri için en önemli muhalefetin din adamları tarafından geleceğini biliyorlardı. Burada “din adamları” belirlemesinin muhtevası gayet geniştir ve cami merkezli kişileri de aşar....
Bugünkü yazımızda insanlığın felakete sürüklenmesine veya huzur bulmasına vesile olan 3 davranışı anlatmaya çalışacağım. “İfrat, tefrit vasat.” Öncelikle ifade edelim ki; toplumsal hayatta kullandığımız dil ve üslup sertleştikçe; tahammülsüzlükler artmakta, aklıselimin yerini bencil duygular almaktadır. Bu durum bireysel, ailevi, kurumsal ve toplumsal ilişkilerimizi menfi yönde etkilemektedir. Ülkemizde fikirlerin ve yönetim...
Farsçadan dilimize geçen “berceste” kelimesine TDK Güncel Türkçe Sözlük’te, “Değeri yüksek olan; seçilmiş, seçme.” anlamları verilmiş. Bir edebiyat terimi olarak “Sanat değeri yüksek olan dize, mısra.” anlamında kullanılıyor. Edebî bakımdan estetik değere sahip, kolayca ezberlenip hatırlanabilen, söyleyiş güzelliği olan; derin ve güçlü anlamlar taşıyan bercesteler, özellikle Divan edebiyatında şairin ustalık...
Sınıfta oturuyorum. Sıram tam ortada… En arkada değilim, en önde de. Ne çok parmak kaldırıyorum ne de hiç konuşmuyorum. Dersleri seviyorum ama bazan anlamıyorum. Anlatsam… bilmiyorum, dinler misin? Yanımdaki arkadaşım sürekli söz alıyor, çok şey biliyor. Ön sıradakiler senden hep aferin alıyor. Ben sadece burada, sıramda oturuyorum Görünmez miyim, bilmiyorum....
Bir nev arus âsâ yeşermiş çamlar Hep sahraya gider servi endamlar Kurulur meclisler içilir camlar Şarkı söyler gazelhanı Yozgad’ın Hüznî Baba Yozgat’ta, güçlü bir mûsıkî geleneği vardır. Çünkü Yozgatlılar, hayata mânâ verirken türkülerle hâlleşir, türkülerle dilleşir, “kavilden karardan dönmemesine…” İşte bu sayede Yozgat’ta, mûsikî, hep bir üslûp harikası olmuştur. Hayatın...
Her medeniyetin kendini hatırlatan kavramları vardır. Medeniyetler, özelliklerini bu kavramlara yükler; onlarla yayılır ve hükümranlıklarını bu şekilde sürdürürler. Kavramlar, Ömer Lütfi Barkan’ın ifadesiyle “kolonizatör dervişler” gibidir. Önce kavramlar gelir, ardından dil ve kültür yerleşir. Böylece güç sahibi uygarlığın etki alanı genişler. Bu sürecin hakikate, yani varoluş sürecine uygun olanı fetih;...
Yavuz Bülent Bakiler’in son yıllarda en fazla başına gelen şey mükerrer vefat haberleri olmalıdır. Bu acaba yeni bir haberleşme biçimi miydi? Sürekli olarak hakkında ölüm haberleri üretiliyordu. Arap dünyasında da Muhammed Salih Müneccid gedikli ‘yitirdiklerimiz‘ listesindeydi. Halbuki hapiste olsa da hala sağ ve hayatta! Ben de ölüm haberleri karşısında bir...
Eğitimi yalnızca okulda başlayan bir süreç olarak görmek, insan hayatını eksik okumaktır. Çocuk, ilk kelimelerini, ilk davranışlarını ve ilk değerlerini ailesinde öğrenir. Bu nedenle eğitimin asıl temeli, okuldan önce evde atılır. İçinde bulunduğumuz yılın “Aile Yılı” ilan edilmesi, bu hakikati yeniden hatırlatmaktadır. Müfredatta aileye yönelik faaliyetlerin artırılması ise bu sürecin...
Farklı dönemler de toplumların farklı sorunlarla karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. İnsanlığın başına musallat olan çağımızın en temel sorunu güven ve güvenilmezlik sorunudur. Manevi bağların zayıflaması; hak, adalet, sevgi, saygı, barış, merhamet, hürmet dostluk, arkadaşlık, akrabalık gibi değerlerin zaafa uğraması sebebiyle; yaşadığımız süreç içinde güven duygusu ortadan kalkmakta gerçekler bile şüphe...