Şehir hayatının betona ve griye boğduğu gönüllerimiz, tabiatın bin bir rengi içinde neşvünema bulmuş güzelliği ile şenlenir; ruhlarımız, kuş seslerinin rüzgarla karışık musikisi ile huzur bulur; zihinlerimiz, çağlayarak akan bir derenin soğuk suyunda berraklaşır. Tabiatın “ana”lık vasfı, bu huzurun, neşenin belki de temel kaynağıdır. Tabiat, ana kucağı gibi sarıp sarmalar...
1980’li yıllardan bu yana eğitim sistemleri giderek yaygınlaşan bir salgının tasallutu altındadır. Salgının başlangıç noktası olarak ABD Eğitimde Mükemmellik Komisyonu’nun 1983 tarihli A Nation at Risk adlı raporu alınabilir. Risk altındaki bir ulusun eğitimde reformla kurtuluşunu hedefleyen bu rapordaki eğitim fikri ironik bir şekilde önce ABD’de ardından takipçisi niteliğindeki ülkelerde...
”Bu z kuşağı gençliğinin dışında kalan, bunların özelliklerini göstermeyen ya da barındırmayan ciddi bir gençliğin de olduğu bilinmelidir. Bunlar okuyan, düşünen, bir dava sahibi olan, ahlakı önemseyen bir gençliktir. Bu gençler ekranlarda fazla görülmüyor, araştırmalarda fazla yer almıyor diye yok değiller. ” Muhafazakâr olarak adlandırılan bir televizyon kanalında “gençlik ve değer”...