Çarpıcı bir tespitte bulunuyor Baudrillard: “Ütopya gerçekleşti; tüm ütopyalar gerçekleştiği halde, tuhaf bir şekilde, sanki gerçekleşmemişler gibi yaşamayı sürdürmek gerekiyor.” Kafiyeli konuşmayı, ağdalı bir retorik içinde mest olmayı sevdiğimiz için eleştirel düşünme, zor sorular sorma çok hoşumuza gitmiyor. Çünkü kendimizi seviyoruz, sorduğumuz sorulara verdiğimiz cevaplardan çok memnunuz. Oysa anlamlı bir...
Epeydir “üniversite” yok etrafta. Sadece bizde değil neredeyse bütün dünyada bu böyle. Baudrillard üstadımızın tasvir ile açık seçik beyan ettiği simülasyon evreninde çoktan beri bir simülakra dönüşmüş olan eğitim daha doğru deyişle “hiper-eğitim”, gerçeğinin yerini almıştır çünkü. Gerçekten daha gerçektir. Neredeyse kanlı canlıdır, işlemsel bir canlılığı vardır bu aşırı-gerçekliğin. “Her...