İslam İktisadı Eğitimi-Öğretimi-5 İslam İktisadının İkincil (Fer’î) Kaynakları –Devam- Sedd-i Zerâyi’ Sözlükte zerîa kelimesinin çoğulu olarak “yollar, vasıtalar” anlamında kullanılan zerâyi’, İslam hukuku terimi olarak “hukuken yasaklanmış sonuca götüren yollar” anlamında kullanılmıştır. Sedd-i zerîa’ kavramı da “kötülüğe/mefsedete götüren yolların/vasıtaların yasaklanması/engellenmesi” anlamındadır. Yol, mefsedete/hukuken yasaklanmış bir sonuca götürüyorsa daha başından yasaklayıcı...
17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Avrupa’da düşünürler ve yazarlar, “medeniyet misyonu” (mission civilisatrice) anlatısını inşa ederek, Avrupalı olmayan halkları geri kalmış, ilkel veya ahlaki açıdan yükseltilmeye muhtaç olarak tanımladılar. Entelektüeller, antropologlar ve biyologlar—Georges Cuvier’den Sosyal Darwinizm’in savunucularına kadar—Avrupalıları insan gelişiminin doğal hiyerarşisinde üst sıraya yerleştiren teoriler ürettiler. Bu yaklaşım, Avrupalı...
Kıbrıs, herkesin bildiğini sandığı ama çoğu kez yanıldığı bir Akdeniz adasıdır. Bilinmeyen adanın yeri değil, adaya hâkim olan kültürün, düşünce yapısının, aidiyet duygusunun mahiyetidir. Dolayısıyla Kıbrıs derken kastettiğimiz şey bütün bunların tamamıdır. Kıbrıs halkı sürekli bir kendini anlatma, doğru dürüst ifade edebilme gayreti içindedir. Çünkü her gelen onlardan bir şeyler...
Avrupa’ya ilk yolculuk Prag’a nasipmiş. İlk derken devamı olur mu bilemeyiz, Allah bilir. Erasmus+ Okul Eğitimi Akreditasyon Projesi kapsamında işbaşı gözlem için yolculuğumuz Bayram sabahı gün ağarmadan başladı. Aktarma bir yolculuk olacağı için Ankara’nın, tek Havaalanı’ndan yola çıkıyoruz. “Neden hala ikinci bir havaalanı yok Başkent’imizin diye sorgulayarak. Daha büyük ve...
Yurt dışı eğitimden konu açıldığında, aklıma hep o iki diyalog geliverir. İstanbul’da çok rağbet gören gözde bir eğitim kurumunun müdürüyle hasbihal ediyoruz. Lisans düzeyinde Güzel Sanatlar okuyan çocuğunu yaz tatilinde dil kursu için Almanya’ya götürdüğünü söyleyince “niçin Almanya?” sorusunu yönelttim. Alman kültürüyle iç içe yaşayarak Almancanın daha iyi öğrenileceğini söyledi....
Fransızların açtığı çığırı veya rahneyi Hafız Esat tamamlamış ve Nuseyrilerin kanına girmiştir. Ya da onları ayartmış ve kabından çıkarmıştır. Nuseyriler de Alevilik veya Şiilik çatısı, ortak şemsiyesi, ortak tanımı ve paydası altında ele alınabilir. Lakin Akdeniz sahillerinde onların kendilerine has isimleri vardır. Tarih boyunca Nuseyriler olarak anılmışlardır. Kurucularının adıyla bilinirler. ...
Batı’da Siyonist İtrail ile işbirliği içinde olmayan pek az aydın ve sanatçı vardır. Bugün Siyonist itrail’in en büyük gücü Amerika ve Avrupa’dan devşirdiği bu aydın ve sanatçılardır. Güya bu aydınlar evrensel değerler, ahlak, etik, aydın namusuyla; ezilen, sömürülen, işgal edilen dünyanın sesi olurlar. İslam dünyası da bunların yutturmaca veya bir...
Gençlik heyecanı ve türlü hayallerle, üstelik kaçak yollardan Avrupa’ya giden arkadaş, bir ülkeye kapağı attıktan sonra gerekli şartları sağlayarak sığınmacı sıfatıyla oturum izni almak için göçmenlik bürosuna başvurmuş. Başvurunun ardından büroya davet edilen arkadaşa kendisinde gözlemlenen bazı olumlu davranışlar sayılmış. Yapılan gözetim ve değerlendirmeler sonunda sorumlu bir kişiliğe sahip olduğunun...
Milli voleybol maçı oluyor, takım kazanınca herkes seviniyor. Onlar daha çok seviniyor. Onlar kim? Ülkeyi babasının malı zanneden, bu ülkede tek söz sahibi kendileri zanneden bir güruh. Neden seviniyorlar voleybol maçındaki galibiyete? Takımda kendi meşreplerine uygun oyuncu var diye. Üstelik sevinmekle kalmıyorlar. O oyuncu üzerinden Müslümanları eziklemeye çalışıyorlar, oyuncunun cinsel...
Anadolu’nun mümbit topraklarının yanında çorak, kıraç ve meşakkatli toprakları da vardır. İnsanın tabiat ile mücadelesi Anadolu’da hiç bitmez. Yükselen yoksulluk nidaları yüreklere taşınır. Bakmaya, görmeye, söz dinlemeye gerek yoktur. Bozkırda yaşamanın usulü hep aynıdır. Soğuğu soldurur, sıcağı kavurur. Geçim derdi için alın teri dökenler, yedi kuşak geçse de hep aynı...
Osmanlı Devleti, kurulduğundan itibaren Rumeli adını verdiği Avrupa kıtasındaki topraklarda kalıcı bir yurt edinme vizyonuna sahipti. Millet sistemi ile İslam dininden olmayan ve soy itibarıyla da Türk olmayan Balkan ve Doğu Avrupa halklarının dini kolektif kimliklerini tanıdı ve bu halkları, kurduğu devlet düzeni içine dahil etti. Osmanlı yönetim felsefesinin temellerini...