Böyle kurulmuş bu âlemin düzeni; zaman değirmeni dur durak bilmeden ömürler öğütüyor. Her insan bir buğday tanesi kadar büyük zaman değirmenin dişlileri arasında. Üstelik bu değirmenin taşı dönerken, insanın adına, malına, mülküne, unvanına, makamına, nesline ve nesebine de bakmıyor. Onun gözünde herkes eşit… Önüne gelen öğütülüyor ve ölüyor. Bir varmış...
İnsanlar Allah’ın yaratmasındaki vahidiyyet sırrı gereği ana hatları itibariyle birbirlerine benzerler. Birbirine ana hatlarıyla benzeyen her insan Allah’ın yaratmasındaki ehadiyyet sırrı itibari ile de diğerinden tamam anlamıyla farklı, özgün ve özeldir. İnsanın tavrı, davranışı, hayata bakışı v.b. her şeyiyle “özgün ve özel” dir. Şair Allah’ın ehadiyyet sırrını şu muhteşem cümle...
Bir kardeşimizle Diyanet İşleri Başkanlığı gençlik yayınları arasında çıkan “GEÇERKEN” dergisinin bir köşesi hakkında kritik yapıyorduk. Bu köşenin özelliği, seçtikleri önemli şahsiyetlere bazı sorular sorup, onların cevaplarıyla şekillenen çıkarım yazılar oluşturulması idi. Bizler de yanımdaki gençlik temsilcisi uzman hocamızla bazı sualleri sorup, bizim vereceğimiz cevapları merak ederek, “Bizden ne çıkar?”...
İnterneti ihtiyaç olmadan sınırsız kullanmak, bu hareketin milyarlarca insanın yaptığını da düşünürsek bu hizmetin sunulması için çalışan sistemin harcadığı enerjisini hesaplayıp dünyamıza çevreye verdiği zararı dikkate alarak görünmeyen ciddi bir israf olduğunu söyleyebiliriz. Tersi durumda imkân varken interneti kullanmamak da cimrilik olabilir mi? İnternet üzerinde en çok vakit geçirdiğimiz alanlardan...
Türk tarihinin derinliklerine bakıldığında, bu coğrafyada yüzyıllar boyunca sayısız müstesna şahsiyetin yetiştiğini ve onların milletin kaderine yön veren hizmetleri ve bıraktıkları kalıcı eserlerle kültür tarihimize mühim katkılarda bulundukları görülmektedir. Bu tarihî simaların hayatları incelendiğinde, yalnızca dönemlerine değil, sonraki nesillere de ışık tutacak pek çok ibretli hadisenin ve örnek teşkil eden davranışı bizlere...
“Hak” kavramı ayet ve hadislerde ve diğer İslamî kaynaklarda geniş bir perspektifte ele alınmış, Kur’an’ı Kerimde 7 si türev olmak üzere 287 ayette zikredilmiştir. İslami literatürde “Hak”: Adalet, zamana, şartlara ve şahıslara göre değişmeyen mutlak doğru, gerçeğe uygun söz, sırat-ı müstegiym, doğru haber, İslam’ın getirdiği hükümler ve bu hükümlere uygun...
İnsanın tekamülü, kendine gelmesi oranındadır. Kendine gelmek ise kendini önce bilmek sonra olmak anlamına gelir. Bu sebeple bilmeyi sağlayan ilim bir araç, olmak anlamındaki ahlak ise gaye ve hakikattir. İşte bu sebeple, insan için dinin gayesi ancak ahlaktır. Bilgiye boğulmak, ahlakı bilmek; ahlaklı olmak anlamına gelmez. Bununla birlikte bilgi, rehberliği...
Din, kuralları Yaratıcı tarafından konulan, insanın aklına hitap eden ve özgür iradesine sunulan, her iki dünyada da hayırlı sonuca ulaştırma vaadini taşıyan ilahî kanunlar bütünüdür. Dinin getirdiği kurallar insanı kısıtlamak için değil, tam aksine doğallığını ve doğasını korumaya yöneliktir. Nitekim modern zamanlarda özellikle kamusal alanda dinlerin kurallarının ortadan kaldırıldığı ve...
Kadir gecesi; MÜ’m inleri iftarla, sahurla; teravihle buluşturan, okunan Kur’an ve indirilen hatimlerle gönülleri ferahlatan, sadaka, zekât, fitre, fidye ile cömertliği, paylaşmayı ve ikramı öğreten, sosyal yaraların sarılmasına vesile olan rahmet, mağfiret ve günahlardan kurtuluş ayı Ramazan ayının sonuna yaklaştığımızı hatırlatan ve bayramın gelişini müjdeleyen; içinde kadir gecesi olmayan bin...
İstiklâl Marşı iki dilli bir metindir, “tahiyyattır”, selamlama, şehitler ve şehit oğulları arasında geçen bir diyalog, antlaşma, mukâbele… İlk iki kıta şehitlerin sözü, sonraki iki kıta şehit oğullarının… Karşılıklı konuşma ikişerli kıtalar halinde devam eder ve on kıtanın altısı şehitlerin diliyle verilir, kalan dördü ise işgali, direnişi, hali yaşayanların, yaşamakta...
Efendim, en sonda söyleyeceğimi, en başta da söyleyerek sözlerime başlayayım: İlimcilik mi, yoksa bilimcilik mi oynayacağız? Bizim öncelikle buna bir karar vermemiz lâzım… Lugatimiz Kubbealtı’nda ilim, “bir şeyin hakikat ve mahiyetini kavrayıp idrak etmek” demektir. İlâhî bir sıfat olarak “Allah’ın gerek duyular âlemine gerekse duyu ötesine ait bütün nesne ve olayları bilmesi”...