Üç yıl önce ünlü otomobil markalarından birinin servisinde çok sayıda mühendis ve teknik personele liderlik eden bir yöneticiyle tanıştım. Kahvelerimizi yudumlarken “Hoca’m, ben ilkokul mezunuyum.” dedi. Şaşırdım. Kısaca hikâyesini anlattı: “İlkokulu bitirdikten sonra çırak olarak bir tamirhanede çalıştım. Askere gittim. Döndüğümde bu servise girdim. Kademe kademe ilerledim. Usta, ustabaşı, şef...
Okulu küçümseyen akımlar/görüşler çıkıyor son 30 yıldan beri. Bu akımlar/görüşler okulun işlevinin kalmadığını söylüyor, en azından etkisinin azaldığını belirtiyorlar. Buna mukabil okul dışı öğrenmenin daha işlevsel olduğunu öne sürüyorlar. Bu nedenle eğitimin uygulama kısmının artırılması gerektiğine inanıyorlar. Teknolojinin hayatın içine girmesiyle önemini kaybettiği belirtilen okulu işe yarar hale getirmek için...
Okullarımızda yüz yüze eğitime yeniden başlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yazımızdaki ana temamız “diğerkâmlık” değeri ve “test tekniğine dayalı değerlendirme süreci” olacaktır. Eğitimi, “toplumun düşünme biçiminin, ferdin kültürel derinlik kazanma süreci ve geleceğinin planlanmasının bütünü” olarak kabul ediyoruz. Eğitim programlarına diğerkâmlığı bir değer olarak yedirmeli miyiz? sorusuna cevap aramak durumundayız....
Kültür, bir toplumun düşünme ve yaşama biçimidir. Gücünü dinden ve tarihten alır. Dahası, kültürün kalbi din, akciğeri edebiyat, ayakları ilim, dili eğitimdir. Ama tek bir kavramla kültürü anlatmak gerekirse o kavram ahlaktır. Zaten kültür kavramının Fransızca anlamlarından biri de terbiye demektir. Ahlak, insanın diğer insan ve canlılarla birlikte yaşayabilmesi için...