İsmet Özel, elimizden (ç)alınan değerleri yeniden millete iade etmenin çabasını gösteriyor. Bu değerleri iade etmek; elimizde iken ne kazandırdığı ise milletimize onu kazandıracaktır. İsmet Özel son dönem yazılarında ve konuşmalarında ısrarla yazımız, musikimiz, atlarımız ve akarsularımız üzerinde durdu, duruyor. Milletin elinden alınan ilk değer Türklüğü (Türklük bilinci) oldu. Sahih (orijinal)...
Hayalimiz, düşüncemiz, bir şeyi tarif edişimiz. Anlatmamız, dertleşmemiz, söyleşmemiz. Şarkılarda tekrar ettiğimiz nakarattır kelimeler. Şiirde histir. Duygularımıza tercüman olur biteviye… Ağıttır, alkıştır, kargıştır. Sevinçtir, hasrettir, gönençtir. Mektupta yazandır. Anne dilinde ninnidir. Yaratana yakarıştır; duadır. Göz aydınlığıdır, muştudur. Gönlün sevgiliye seslenişidir. İnsanlık tarihi kadar eski olan ve yalnızca ademoğluna verilen...
Haberleşmenin mazisi insanlık tarihi kadar eskidir. Geçmişte insanlar, birbirlerine karşı duygu ve dileklerini göze, kulağa hitap eden işaretleşme yöntemlerini kullanarak gerçekleştirmişler; ilerleyen süreçte bu ihtiyaçların büyük bir kısmı mektupla karşılanır hâle gelmiştir. Mektup, gideceği yere posta ile taşınır. Posta, ilk kez Orta Asya’da, iç denizin kurumasıyla baş gösteren göçlerin düzenli...
Sunuş: İhsan Yalçınkaya bir kültür tarihçisi. Yitik kültürün izini süren yazılarıyla dikkat çekiyor. Geniş kesimler tarafından da çokça ilgi görüyor. Yaşanmış ama bitmemiş bir hikâyenin tamamlayıcı parçalarını tarihin dehlizlerinden keşfedip tekrar gün yüzüne çıkarıyor. Kültür tarihçisi Melek Karadeniz’in kendisiyle yaptığı harikulade röportajı okurlarımızın istifadesine sunuyoruz. M. Karadeniz: —Him, keşikçi, siftinenler,...
Müfredat Günlüğü Merhaba öğretmenim ben bir ilkokul öğrencisiyim. Sizin öğrenciniz. Bu sene ilkokul 4. Sınıfı bitiriyorum. İlkokula başladığım ilk günü hatırlıyorum. Nasıl bir öğretmenim olacak diye merakla beklediğim günler bitmiş ve nihayet sizinle tanışmıştım. Hepimizle tek tek tanışırken gözlerinizin içi gülüyordu tam da hayal ettiğim gibi. Harfleri, sesleri bize öğretmek...
Ölelim be hep beraber! İnsan her türlü konforuna rağmen yaşamaktan sıkılır mı? Bunalır mı? Bunaldık be usta! Sıkıldık da! Ölelim, ölümün güdümüne girelim. Son nefesimizi vermedik de ne oldu? Ne farkımız var ki son nefesini verenlerden? Onlar kabirde biz kibirde yaşayıp gidiyoruz. Hem kibir deryasında yaşıyoruz hem elimizden bir şey...
Geri Gelen Mektup(*) (*)Hikayesi: Nihal Atsız’ın öğretmen olarak çalıştığı okula bir gün yeni hanım bir öğretmen atanır. O zamana kadar kimseye bakmayan, kimseyle pek alakadar olmayan Atsız içeri giren o öğretmene ilk görüşte aşık olur. Evet kelimenin tam anlamıyla bu bir ilk görüşte aşktır. Ve aşık olduğu o meçhul hanım...