أعوذ بالله، بسم الله… يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوباً وَقَـبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواؕ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ خَبٖيرٌ “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ve bir kadın olarak yarattık. Tanıyasınız, tanışasınız ve dayanışma içinde olasınız diye sizi boy ve milletler kıldık. Allah katında...
Müslüman, zübde-i âlem olduğunu müdrik, özünü bilen, eşyanın hakikatine âgâh, Hakk’a âşık, aklının zekâtı tefekkürle düşünce ufuklarını kuşatmış, gayret kemerini kuşanmış, idraki açık müşfik bir hakikat yolcusudur. Sevdirip nefret ettirmeyen, kolaylaştırıp güçleştirmeyenlerin vuslat kafilesindendir. Bilmek, bulmak, küll ve kul olmak saadetine eren, varlığı hazmeden ve küre-i arzın bereketi bir bahtlı...
TASAVVUF TARİHİ ARAŞTIRMALARINA DERKENAR: MİLLÎ MÜCADELE’DE BİR MANEVİYAT SERDARI: ŞEYHÜ’L-ULEMÂ ŞÂKİR EFENDİ Hazreti İnsan, kâinatın özeti, emanetin muhatabı ve mahlûkatın en şereflisidir. Pür-muhabbet ve pür-marifet safâlarla var olma sırrına âgâhtır. Ezel bezminde verilen sözde sabit-kadem olmakla mükelleftir. Bununla birlikte, insan olma şanından dolayı bahşedilen akıl nimetini fıtrat üzere kullanmakla emrolunmuş,...
”İlk karşılaştığımızda kimin iyi, kimin kötü olduğunu bilmiyorduk. Zamanla öyle insanlarla karşılaştık, öyle sıkıntılar yaşadık ki… Artık yüzüne bile bakmaya gerek duymadan, kimin iyi, kimin kötü olduğunu öğrendik.” Diyenlerden olmadım hiç. Olamam da. Bende olduğunun farkında olmadığım bir sürü hasletler varmış, zamanla öğrendiğim… Başkasını nasıl bileceğim Allah aşkına? İnsan sarrafı...
Âkif, yeni nesil Müslüman gençliğe seslenir. Bu çığlığında Şairimiz, İslâm’ın nesline, ‘emir’ ile ‘yalvarma’ arasında bir dille konuşur. İlim ve tahsillerini bir an önce tamamlamaları gerektiğini bildirir. Ona göre bilgi ve erdem, mutluluğu getirecektir. Mehmet Âkif’in acelesi vardır adeta. Belki de devlete yönelik dış tehlikeleri âkil bir adam olarak sezmektedir....
Mustafa Özcan Eğitimci ve sözlük yazarımız Muallim Naci’nin tarihte sedası kalan önemli vecizelerinden birisi şu sözüdür: “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir.” Bu cümle anahtar yargı cümlelerinden birisidir. İlim ve irfanın ve maarifin gelişmesi ancak iltifata bağlıdır. ‘Müşterisiz meta zayidir’ ifadesi de bunu tamamlamaktadır. Müşterisi bulunmayan meta ve ürün, sermayenin çarçur...
Merhabalar sevgili okurlar, özellikle bu yazı da üniversite tercihi yapacak olanlar, kafası karışık hangi bölümü seçeceğini bilemeyenler, hemşirelik bölümünde okuyanlar yahut şu bölümü seç diye çocuklarına yol göstermeye çalışan anne babalara seslenmek istiyorum. Tabi ki diğer bölümler ile ilgili bilgi veremeyeceğim sizlere ama hemşirelik ile ilgili aklında soru işareti bulunanlara...
Neoliberalizmi temel alan okulların görevleri arasında çocukların ve gençlerin sadrını genişletmek diye bir çabadan bahsedilmez. Dahası ciddi bir fedakârlık duygusu geliştirme gayretinden de söz edilmez. Hatta ahlak diye derdi bile yok okulların. Sadece bizim değil, hemen hiçbir ülkenin eğitim sisteminde bu tür hasletler, onun var olma nedeni değildir. Olsa olsa...