Çorak bozkırlarla kaplı Bozok Platosunun karları Şubat sonlarında erimeye başlayınca önce Öksüz Oğlak dediğimiz Kardelenler çıkardı. Ardından İt Dirseği, Gandırıhcı Kumpür, Gavur Otu, Katır Tırnağı gibi çiçeksiz türler, hafta sürmeyen gün aralıklarıyla da Mor Zülüf, Gavur Suvanı, Gôo Beniz, Yazı Suvan derken, en nihayetinde de cennet gülü Sarı Çiğdemler boy...
Herhangi bir dargınlık sebebiyle görüşüp konuşmadığı, gıyabında sövüp saydığı, fırsat bulsa bir kaşık suda boğmak istediği yakınının (kardeş bile olabilir) öldüğünü duyan adam; koşar adım gidip cenaze namazına iştirak ediyor. “Nasıl bilirdiniz?” sorusunu “İyi bilirdik.” diye cevaplıyor. Tabuta omuz veriyor. Hatta hızını alamayıp mezara indiriyor. Geride kalanların hâlini hatırını sorup...
Minnetsizce odasına gidip halleşeceğiniz, bir bardak çayını içip dertleşeceğiniz dostlarınızın olması büyük bir nimettir. Böylesi vasfı haiz güzel insanlar, her kurumda olabilir. Onlar samimi, diğerkâm, hüsnüniyet sahibidir. Bu sebeple de bulundukları kurumda şanları, şöhretleri, mevki ve makamları olsun yahut olmasın daima sığınak olmuşlardır. Bu türden insanların bulundukları mekanlar, “buluşma yeri”dir....
Özellikle Ramazan’da artış gösteren organize diyebileceğimiz ama kimler tarafından organize edildiği bilinmeyen bir kötülük baş gösteriyor her yıl. Ramazan dışında da hızını kesmeden devam ediyor bu kötülük. Kötülüğün adı: Dini değerlerimize saygısızlık… Kimliğinde Müslüman yazan, Müslüman ailelerde yetişmiş, cenazeleri İslami usullerle defnedilen insanların çocukları neden dini değerlerimize saldırma ihtiyacı duyarlar?...