“Edep hududa riayet etmektir. En büyük edep İlâhi hududu muhafaza etmektir.” Üstad Necip Fazıl ‘O ve Ben’ kitabında hocası Abdülhakîm Arvâsî Hazretleriyle karşılaşma ve onun rahle-i tedrisindeki değişme sürecini anlatırken bir taraftan da hocasının gönül ummanından dökülen sözleri birer inci tanesi gibi avuçlarımıza dizmektedir. Bu incilerden “Edep hududa riayet etmektir.”...
Sözlükte “utanma, çekinme; tövbe, vazgeçiş” gibi anlamlara gelen hayâ kelimesi, ahlâk terimi olarak “nefsin çirkin davranışlardan rahatsız olup onları terk etmesi, kötü bir işin yapılmasından veya iyi bir işin terkedilmesinden dolayı insanın yüzünü kızartan sıkıntı” olarak yer alır. Haya ve hayat aynı kökten türemiş kelimelerdir. Türkçe’de genellikle hayânın eş anlamlısı...
Kuşkusuz eğitimin milli tarafını ahlak ve kültür oluşturur. Milli eğitim sisteminden beklenen ahlaklı ve kültürüne bağlı insanlar yetiştirmektir. Ahlaklı insandan beklenen ise, diğer varlıkları (insanlar, hayvanlar, bitkiler ve cansız varlıklar) en az kendisi kadar öncelikli, önemli ve değerli görmesi, buna göre yaşamasıdır. Kendinden daha öncelikli, önemli ve değerli görmesi ise...
Güzellik, zarafet, azamet, yücelik ve ululuk hep birlikte, bir şekilde algılanabilir bir ölçü ve ahengi dile getiren ve bedii bir zevk veren estetik değerlerdir. Güzellik doğal dünyada ve hayatla ilgili her şeyde ortaya çıkan bir olgudur. Kur’an’da gerçek güzellik, ruhta, bedende ve yaşam koşullarında insana sevinç ve mutluluk veren her...