Çarpıcı bir tespitte bulunuyor Baudrillard: “Ütopya gerçekleşti; tüm ütopyalar gerçekleştiği halde, tuhaf bir şekilde, sanki gerçekleşmemişler gibi yaşamayı sürdürmek gerekiyor.” Kafiyeli konuşmayı, ağdalı bir retorik içinde mest olmayı sevdiğimiz için eleştirel düşünme, zor sorular sorma çok hoşumuza gitmiyor. Çünkü kendimizi seviyoruz, sorduğumuz sorulara verdiğimiz cevaplardan çok memnunuz. Oysa anlamlı bir...
Malûmunuz 80 ihtilalinde sağcılar ve solcular hapishanelerde aynı koğuşlara atılmıştı. Küffarın niyeti ise belli idi: Biz onları öldürmeden (şehid) belki onlar birbirlerini öldürürler… Fakat sağcıların yaptıkları dualara solcular da “âmîn” deyince hazin de olsa birbirlerinin kardeş olduklarını anladılar. Ne acıdır ki aynı koğuşta birbirine düşman gerçek kardeşler bile vardı! Lâkin...
Montaigne, bilgi birikimini ikiye ayırmıştı. Bilgi ve bilgelik. Bilgi, akademik bir yığın konular. Bilgelik ise; daha derinlikli daha değerli, kalıcı ve insanın mutlu, ahlaklı, erdem sahibi olarak yaşamasına yardımcı olabilecek hemen her şey. Bu eksikliği kendisi de fark etmişti. Profesyonel kadrosu ve iyi bir müdürü olmasına karşın onun gittiği okulun...
Yeni Millî Eğitim Bakanına akıl vermek moda oldu. Ne zaman bakan değişse koro halinde hepimiz dilimiz döndüğünce akıl veriyor, tavsiyelerde bulunuyoruz. Doğru mu yapıyoruz, yanlış mı yapıyoruz bilmiyorum. Hani bir söz vardır: ”Kimseye akıl verme, akıllının ihtiyacı yok, aklı olmayan da zaten verdiğin aklı tutmaz.” Öyle mi oluyor? Öyle oluyor...