Rüyalar vasıtasıyla keşf ve istihraçlar yapılabilir. Nitekim böyle de olmaktadır. Bununla birlikte yine de rüyalar perdeli gelir ve gerçeği görmek için rumuzlarını çözmek gerekir. Sonucu görebilmek rüyayı görenin gayretine de bağlıdır. Bunun dışında insanlar basiretleriyle, tarihi olayları tahlil ederek ve güncelle kıyaslayarak veya gelişmelere bakarak geleceği okuyabilirler. Tarih ilmine vakıf...
(ENDÜLÜS SEYAHATNAMESİ – 1) Akademi camiası açısından Ekim ayları epey yoğun geçer. Derslerin başlamasıyla birlikte hocaların şevki artar. Öğrencilerin tatlı telaşı hem yorar onları hem de mutlu eder. İşte bu hengâmede çeşitli üniversitelerle eğitim ve akademik iş birliği yapmak amacıyla bir İspanya seyahatine çıkıyoruz. Üniversitede dolu dolu geçen bir haftanın...
Emperyalist ülkeler ve küresel baronlar, güçlerini korumak ve geleceklerini inşa etmek için eğitimi araç olarak kullandıkları gibi Selçuklu, Osmanlı yahut Endülüs gibi İslam devletleri de genişlemek, toplum ve insanların doğru yoldan sapmalarını önlemek için eğitimi bir araç kullanmışlardır. Bu iki gücün / iktidarın / otoritenin niyet ve amaçları arasında hem...
19’uncu yüzyılda Cemaleddin Afgani ile Muhammed Abduh siyaset meselesi üzerinden kapışırlar ve ayrışırlar. Cemaleddin Afgani kurtuluşu siyaset aleminde görmektedir. Muhammed Abduh ise siyasetten kaçışta görür. Bu görüşü Bediüzzaman‘a miras kalmıştır. Bediüzzaman da ‘Euzubillahi mineşşeytani ve’s siyase’ tabirini ondan alır ve kullanır. Kısaca siyasetten ve şeytandan Allah’a sığınır. Siyaset alemindeki...
Geçen haftaki yazımızda Endülüs Emevi Devleti’nden ve Kurtuba Camii’nden söz etmiş, elimizde tutamadıklarımızı, kaybettiklerimizi üzüntü ile hatırlamıştık. Bugün ise konunun devamı mahiyetinde Gırnata (Granada)’dan ve burada yer alan muhteşem güzellikteki El Hamra sarayından bahsedeceğiz. Sekizinci yüzyılda sırasıyla; Berberiler, Emeviler ve Abbasiler’in yerleştiği Endülüs topraklarında yeşeren İslam Medeniyeti 15. yüzyıl sonlarına...
Bir Balkan Rüyasına Davet… Meraklısı bilir… “Münevver”lik tabirinin sıkça yakıştırıldığı bir kadın romancımız olan Safiye Erol, “Ciğerdelen” adlı “postmodern” Balkan romanında, bir kültür coğrafyası olarak Balkanlar’a çok özel bir değer atfeder. Ona göre Balkan coğrafyası, yeryüzünde “insanlığın zirveye ulaştığı” iki coğrafyadan birisidir… (Diğeri Endülüs’tür.) Sınır kapıları her ne kadar yeryüzünün...
“Doğu”nun, “batı”ya bir hediyesi,Muhteşem bir medeniyet nefesi…İnce bir sitemle “ah” eder sanki,Yüzyıllar öteye ulaşır sesi… Kuru çölden gelen bir esenlikti,Arap atlarının nefeslerinde…Gece esintisi gibiydi zaman,Şalın kıvrımında, zil seslerinde… Binbir gece masalları misali,Binbir nakış ince ince işlenmiş…Her nakışta çağırıyor visali,“La galibe İllallah”ta gizlenmiş… El Hamra hâlâ mağrur, lakin durgun,Gırnata dağında “Arap...