Kilisli Muallim Rifat (Kilis 1874-Ankara1953), Osmanlı döneminin mektep ve medrese eğitimi görmüş nev-i şahsına münhasır münevver ve bilge şahsiyetlerimizden biri. “Bilge” soyadını tam manasıyla hak etmiş, Türk dili ve edebiyatı alanında eskilerin deyimiyle ‘mütebahhir’ bir eğitimci. 1945-1946 yıllarında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilmiş olan hatıraları, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişte kitâbiyat/bibliyografya alanında yaşanan güçlüklere ve bu güçlüklerin aşılmasında sergilenen fedakârlıklara dair güzel örneklikler içeriyor. İmkânsızlıklarla mâlûl zorlu yıllarda,devlet ve millet için bireysel çabalarla dahi nelerin yapılabileceğinin somut örneklerini bu hatıratta görmek mümkün. “Bildiklerim” adıyla kitap...
Kitâb-ı Dedem Korkud’da tâbiri caizse töresözlerin de kitâbı yazılmıştır. Eserde çok sayıda töresözün yanında, dinî inançları bildiren hikmetler, dilek bildiren sözler, dualar, beddualar da vardır. Hiç şüphesiz bunun temelinde, eserin adındaki “Kitâb” vurgusunda da görüleceği üzere, hakikat alanında doğrudan kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’e bağlılık yatar. Daha kitâbın hemen başında Dedem...
Töreli Türk toplum hayatında olduğu gibi Töreli Türk kültürünün merkezinde de “kadın” vardır. Her ne kadar törelinin de temel kitabı Kur’an-ı Kerim’de cahiliye döneminde kız çocuklarına dönük uygulama “diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun hangi suçla öldürüldüğü sorulduğu zaman…” (Tekvir, 81/8-9) şeklinde yerilmiş olsa da cahiliye döneminden sonra doğan hidayet...
Hiç şüphesiz, hayır ve şerrin Cenab-ı Hak’tan geldiğine inanmak, imanımızın bir gereğidir. Söz konusu Oğuzlar, yani Türkler olduğunda ise şerrin muhatabı açıkça tebarüz etmiştir artık. Bu yüzden Dedem Korkut, şer odaklarına meydan okumaktan geri durmaz. Aynı zamanda sahabî kimliğiyle bizi bir kez daha ikaz etmek ister. Zira Türkler, tarih boyunca...