Biricik yavruma kahvaltı hazırlamak için erkenden kalkmıştım. Doğruca mutfağa gittim. Perdeleri çekip camı açtım. Bahçeden gelen gül kokularını derince içime çekecektim. Birden birbirinden güzel yedi kuş pencereme kondular. Benden ürkmüyorlardı. Etrafa bir bakındım karşı binaların çatılarında kırk kadar aynı güzellikte bembeyaz kuşlar vardı. Arkadaşlarına mı yoksa bana mı baktıklarına kani...
On sekiz yaşını doldurmuştum. Devlete karşı rüştümü ispatlamış, seçme ve seçilme hakkı kazanmıştım. Ehliyet alıp araba kullanabilir, bankada kendi adıma hesap açabilirdim. Senetlerde imzam geçerliydi. Aman Allah’ım ne çok şey yapabilirdim. Vasim olmayacaktı. Özgür bir bireydim ben. Özgürdüm anlıyorsunuz değil mi? İlk özgürlüğümü evlilikten yana kullandım. Zaten çocuksu ve...
Yeğenimle çarşıya yürüyerek gitmeye karar verdik. Biraz yürüdükten sonra yeğenim bana ”Teyze, fakirlik evinizin yolundan gidelim.’’ dedi. Daha önce ona evimizi göstermiştim. Fakat hiçbir zaman orayı fakirlik evi olarak düşünmemiştim. Yeğenime de böyle bir şey dememiştim. Bir an düşündüm. Gerçekten fakir miydik? Ev iki katlı kerpiçten yapılmış; üst...
Kış etkisini kaybetmişti. Ağaçlar çiçek açmış çayır çimen yemyeşil bir bahar günüydü. İlkokul dördüncü sınıftayım. Heyecanlıydım. Erkenden uyanmanın mahmurluğuyla koşa koşa okuluma vardım. Öğretmenimiz bizi başka bir köye, geziye götürmek için program yapmıştı. Arkadaşlarımın hepsinin heyecanı yüzlerinden okunuyordu. Nihayet köyün tek traktörü okulumuzun yanına yaklaştı. Bizleri götürmek için traktör hazırdı....
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var demişler büyüklerimiz. Ya bizim içtiğimiz sayısız kahvelerin hatırı… Bir ömre yetmezdi oysa. Peki, öyle mi oldu? Beraber yaşadığımız anlar, unutamayacağımız yıllarımız var. Ağlayıp güldüğümüz, hüzünlenip sevindiğimiz, birlikte büyüdüğümüz okul yıllarımız var. Senelerce aynı mahallede geçen çocukluğumuz unutulur muydu? Aynı yıl liseyi bitirmiştik. İkimiz...
Ben küçük bir köyde, fakir bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Köyümüzün küçükte bir okulu vardı. Köyümüzün imkânları kısıtlı ve şehre uzaktı. Bu yüzden köyümüze öğretmenler gelmek istemez, gelen de uzun süre köyde kalmazdı. Üçüncü sınıfa başlayacağım yıl, genç bir öğretmen köyümüzde göreve başladı. Uzun boylu, hafif esmer, konuşmasıyla...