Çetin bir kışın ardından havalar ısınmaya başlar. Dağların güney yamaçlarında karlar yavaş yavaş erir. Dağlar avlu gibidir. İrili ufaklı köylerin kimi esikte, kimi kesikte sıra sıradır. Seslensen öbür köyden duyulur. Ahali için tek maişet kaynağı mal, davardır. Bahara kadar ahırlar hayvan mayısı ile dolar ve gün geçtikçe ahırlara kokudan girilmez....
(Bizim köyde anneye; ana, nene veya anne deniyordu. Ben ana diyordum) Haziran ayı, anamın adlandırması ile “Kirez” ayı. Gün bitmiş, akşam geçmiş, gece vaktindeyiz. Yemek pişirilen ocağın sönmeye yüz tutan ateşi duvarda gölgeler çizerken, anamın ertesi güne bir şeyler hazırlık tıkırtıları arasında uyumuşum. Neden sonra horoz sesleri ile karışık Dedemin...
Bir Hadisin İzinde Sevgili Peygamberimin sözleri yankılanıyor gönül hanemde… “Ya Ebu Zer!.. Azığını tam al, yol uzun! “ Azık mı? Başımız gözümüz üstüne… Bir azık telaşı başlıyor ansızın. Çuval çuval buğday taşınıyor hanelerimize. Uzun yol kaygısıyla taşıyamayacağı kadar yükün altına giren bedenlerimiz “dünyalık azıkların” altında adeta eziliyor. Herkes pişirdiği azığın...