1840-1940 tam yüzyıllık bir dönem. Bu topraklarda geçen en muhataralı, en sancılı, en uzun yüzyıldır. Bu yüzyıl ‘batılılaşma’, ‘garplılaşma’, ‘yenileşme’ yer yer ‘modernleşme’ vs yöntemlerle ayakta kalma mücadelesi verilen bir dönemi kapsar. Bu dönem, bütün medeniyet tarihimizin en kritik dönemini/ dönemecini teşkil eder. Aydınımızda bu yüzyıllık dönemde, hakim olan ruhun...
Çocukluğumda ilçemizde bir şehir kulübü vardı. Eskiden kalma kendilerine imtiyaz bahşedenlerin devam ettiği bir yerdi. Halkın bütününe açık değildi. Herkes giremezdi. Bu yapının oldukça soğuk bir yüzü vardı. Bir dönem ‘’batıcılaşma’’ ideolojisinin savunucuları, sanayileşmek ve gelişmek için toplumdan ayrışmış kast/üst sınıf olarak bir burjuva kültürünün ülkemizde yokluğundan(!) söz ederler ve...
Aile küçük bir toplum olduğu gibi, toplumda büyük bir ailedir. Aile, bir toplumun en güçlü nüvesidir. Cinselliğin aile dışına taşınarak özgürce yaşandığı, çarpık ve ahlaksız ilişkilerin sahnelendiği, evliliklerin yerini nikâhsız birlikteliklere bıraktığı, Ahlaki ve dini değerlerin yıkım sürecine girdiği, annelik olgusunun küçümsendiği şu günlerde aile kurumunun toplumsal işlevini yitirmesiyle birlikte...
Protokol sözcüğü Fransızcadan Türkçeye geçmiş iletişim kuralı anlamındaki kelimedir. TDK sözlüğünde “Resmi işlemlerde ve ilişkilerde ciddiyet. Diplomatlıkta ve devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda; resmi törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşme ve temaslarda uygulanan kurallar; Bir toplantı, soruşturma, oturum sonunda imzalanan belge, Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet” şeklinde yer alır....
Öteden beri Türk dünyasına karşı özel bir ilgim olmuştur. O geniş coğrafyayı gezip görmeyi, o bölgedeki insanlarla tanışmayı, hatta oralarda bir süre yaşamayı hayal ederdim. Bu istek, üniversite yıllarından sonra biraz daha arttı. Yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum bu ziyaret ise geçtiğimiz günlerde “Özbekistan” seyahati ile gerçekleşti. Özbekistan gezisi, bölgeye daha...
Daha çok küçükken, Buluşmuştu sapanlarla, taşlarla Oyuncak tutacak elleri… Büyüyebilirlerse şayet, Erkenden tanışacaktı mermiyle, bombayla, Açlıkla, hastalıkla ve sakatlıkla Gencecik körpe bedenleri… İşte onlardan birisi, En küçüklerinden Ali Evleri bombalanıp ta Gazze’de Bir aylıkken öksüz kalanı hani Sordu bir gün Fazıl’a; “Nasıldı bir annenin sıcaklığı, teni” Ve devam etti “Ben...
Sorunlarımızı bağlamından, bağlantılarından bağımsız konuşuyoruz maalesef. Sanki yaşadığımız hayat birbirinden bağımsız kompartmanlardan oluşan mekanize bir yapıymış gibi kabul ediyoruz. Aksayan bir yer olduğunda onu parçası olduğu ekosistemle birlikte ele almayı düşünmüyoruz. Sorunun çıktığı yerle sınırlı olduğunu dolayısıyla çözümün de orayla mukayyet olduğunu varsayıyoruz. Hayatı teknik bir bakışın kıskacına alan bu...
Yıllar geçse de değişen yıllar bazı gerçekleri değiştirmiyor. 2018’deki yazımızı güncel gerçeklerin anlaşılmasına yardımcı olması açısından bazı düzenlemelerle yeniden alakanıza sunuyoruz: Her ülkeyi ayakta tutan, ana omurgasını meydana getiren, zaman zaman sistemine müdahale eden, ana merkezin istikametini tayin eden yapılar vardır. İngiltere’de bu yapıyı kraliyet ailesi temsil eder. Amerika’da muhtelif...
Savaş hazırlıklarını son sürat, toz duman içinde, kan ter içerisinde sürdüren Selahaddin Eyyübi’ye bir veziri yaklaşır ve şöyle der o güne kadar hiç savaş kaybetmemiş Muhteşem Komutana; “Ya Selahaddin, Büyük Komutanım, yine zafer kazanacak, yine galip geleceksin”. Selahaddin, başı öne eğik, tevazu içerisinde şu veciz ifade ile mukabelede bulunur; “O...
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle gençlerin sosyokültürel faaliyetlerine dair farklı yaklaşımlarla yazılar mutlaka kaleme alınacaktır. Ben de spor konusunda hem kültürel, sosyal, fiziksel hem de ahlaki manada farklı bir yaklaşım göstermek amacıyla bu yazıyı kaleme aldım. Ahlak, bazı disiplin ve prensiplerden ibarettir. Her toplum için farklılıklar gösterse de insanlık...
1960’lardan beri gazete okuyucusu olarak siyasî gelişmeleri takip ediyorum, 1970’lerden beri oy kullanıyorum. 1980’lerden beri Türkiye’nin bütün seçilmiş siyasetçilerini tanıdım, cumhurbaşkanları, başbakanları, parti başkanları ile temaslarımız oldu. Siyasetin hiç bu kadar süflileştiğini görmedim! Durup düşünelim: Böyle devlet olur mu? Diyeceksiniz ki, “seçime çok yakınız; düşünmeye fazla vakit yok.” Yine de bir an...