Mekanların büyüklüğü derinliğindedir. Çünkü derinlikte sınırları belli olmayan bir boyut ve yücelik vardır. Bu açıdan bakıldığında bazen bir köy bir şehirden daha önemli ve daha büyük olabilir. Bir ilim ve irfan merkezi olan Arvas işte böyle büyük bir köy. 1258 yılında Bağdat’ın istilasıyla kuzeye doğru göç etmek zorunda kalan...
Dergâhlarının kapısında yazan “Edep Yâ Hû” sözü, dergâhın müritleri içindir. Bu sözle, dergâhta kalmak için gelenlere ve geleceklere öğretilen nihaî dersin edep yani haddini bilmek olduğu anlatılır. Zannedilenin aksine dergahların müritlerinden çok muhipleri olur. Dergâhın muhiplerini muhatap alan sözü ise Hz. Mevlânâ ile özdeşleşen “gel” sözüdür. “Gel” hatta bin kere...
Günümüz Türkiye’sinde “Dinî cemaatler” ifadesi genel olarak kullanılırken içeriğinde cemaat ve tarikatın birbirinin müradifi iki kelime gibi algılanması, tarikata cemaat, cemaate tarikat denilmesi ciddi bir kavramsal hataya sebep olmaktadır. Kavramsal hatalar zamanla sosyal gerçeklere dönüşebilmekte ve buradan hareketle mevcut yapılara bakarak tarihi müesseseler alabildiğine yıpratılmaktadır. Öncelikle “Tarikat”nedir, “Cemaat” nedir bu...
Minnetsizce odasına gidip halleşeceğiniz, bir bardak çayını içip dertleşeceğiniz dostlarınızın olması büyük bir nimettir. Böylesi vasfı haiz güzel insanlar, her kurumda olabilir. Onlar samimi, diğerkâm, hüsnüniyet sahibidir. Bu sebeple de bulundukları kurumda şanları, şöhretleri, mevki ve makamları olsun yahut olmasın daima sığınak olmuşlardır. Bu türden insanların bulundukları mekanlar, “buluşma yeri”dir....
Bir sitem değil bir selam ve duadır “aşk olsun.” Niceliğin niteliğe henüz hükmetmediği ve insanın kardeşiyle kendini eş gördüğü dönemlerde gönül ehlinin gönülden yaptıkları bir derin duadır “aşk olsun.” Bilginin salt bilinmesi gereken bir nesne konumuna düşmediği ve bilgelik yurduna açılan bir kapı kabul edildiği devirlerde, bilgece verilen bir samimi...
Töreli Türk Edebiyatı’mızda atasözlerinin birer anlam incisi şeklinde şiirlere dizildiği görülmektedir. Hiç şüphesiz bu işi, doğrudan hakikat alanına bağlı yapanların başında Türkmen Kocası Yunus Emre Hazretleri gelir. O, bu yönüyle aynı zamanda tekke tarzı kültür geleneğinin başta gelen kurucularından olup günümüzde hâlâ bize rehberlik eden sanatkârlarımız arasında müstesna bir yere...