Falih Rıfkı Atay, Zeytindağı adlı kitabında şöyle bir anısını anlatıyor: “Talat Paşa’nın özel kaleminde çalışıyorum. Kendisi Dâhiliye Nâzırım. (yani İçişleri Bakanı) Bir gün beni çağırtmıştı. Yanında bir müracaatçı vardı. -İzmir mutasarrıfına bir mektup yazınız, beyefendinin işini mutlaka yapmasını tavsiye ederiz, demişti. Yazıp götürdüm. İmzaladı, adamcağız mektubu aldı ve teşekkür ederek...
Eğitim millî olmalıdır, diyoruz yıllardır. Akademisyenlerinden tutun da, yerli ve millî olan kim varsa hepsinin feryadı arşı âlâya yükseliyor. Maarif, mürebbiye, muallim gibi kelimeler yeniden neşvünema bulsun. Kavramlar çok önemli. Kavramlarla düşünmek de çok önemli, diyoruz. Bakın; Kısırlaştırılmış, hadım edilmiş, uydurulmuş, tek bir anlama gelen, töremeyen kavramlarla insanların zihinleri de...
Bu başlık sanıyorum Nihayet Dergisi’nin 2015 Aralık sayısının başlığıydı. Çok önemli bir başlık ve etraflıca üzerinde durulmayı hak ediyor. Özelde eğitime genelde ise hayatımızın tümüne ilişkin yaşadığımız başkalaşıma işaret ediyor. Eğitimde, hayatta bir takım ideolojik-sembolik karşıtlıkların belirleyiciliğinde meseleleri tüketmeye alıştığımız için hayatımızda yaşanan köklü değişikliklerin ne olduğunu, bizi ne tür...
Türkiye’de bazı meseleleri gündem etmek, sorunsallaştırmak, eleştirel bir okumanın zeminine dönüştürmek çok zor. Hele hele eğitim-öğretim alanı gibi ideolojik-politik aidiyet fark etmeksizin tüm kesimler tarafından fetişleştirilmiş ise alan, iş daha da zorlaşıyor. Bu zorluk veya alan fetişizmi her türlü eleştirellikten ve memnuniyetsizlikten muaf şekilde işliyor zannedilmesin. Karşımızda daha karmaşık bir...