Sivil toplum kuruluşları (STK) modern toplumlarda gönüllülük, dayanışma ve kolektif iyiliğin örgütlü biçimini temsil eden yapılardır. Bireylerin aileleri dışında da bir topluluğa ait olma ihtiyacı yanında fikren taraf olmak istemesi de doğal ihtiyaç sayılmalıdır. Öte yandan yönetime katılma, demokratik hakkını bir STK’da söz söyleyerek kullanmak sadece seçim dönemleriyle sınırlı olmaktan...
Türkiye’nin en büyük zaafı devlet ile toplum arasında tampon bölgenin olmayışıdır denilse sanırım saçma bir şey söylenmiş olmaz. Esas itibariyle sivil toplum örgütleri, medya, akademi, aydınlar, entelektüeller, kanaat önderleri vs. tam da devletin oluşturacağı tazyiki önleme ve toplumun belirli hassasiyetler, ilke ve değerler üzerinde durması ve talep ve beklentilerini de...
Eğitimin yönünü kendimize doğru çevirmek için yapılması gerekenlerin başında eğitimin felsefesinin değiştirilmesi gelir. Çünkü ideali, kızılelması yahut hedefi kendi kültüründen üretilmemiş olan mevcut eğitim sistemimizin insan yetiştirme şekli ne yerli ne milli ne de kültürel olduğundan bir aidiyet vermediği rahatlıkla söylenebilir. Aidiyet vermediği bir yana, tüm bileşenleriyle insanımızı batının seküler...
Geçenlerde sayın bakanımızın STK’larsız bir eğitimin sürecinin düşünülemeyeceğini ifade etmesi kanaatimizce oldukça yerinde idi. Zira STK’lar, başta eğitim olmak üzere vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmakla mükellef ve mücehhez kılınmışlardır. Dolayısıyla devletimizin doğal olarak bunlarla iş birliği yapmaksızın uygulamalarında başarılı olması oldukça zordur. STK’lara karşı çıkanlara gelince, onların biraz da askerî vesayet odaklarından...