Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun!Yandık diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn’i,En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn’i!Bin...
Tamamen sivil görüşleriyle Tunus’ta özgürleşme mücadelesi yürüten ”insanın ve insanlığın” ne olduğunu bütün dünyaya haykıran bir dava adamı Raşit el Gannuşi. Silah zoruyla girdikleri ülkeyi eğitim yoluyla köleleştiren başta Fransa olmak üzere diğer emperyalist batılı ülkelere karşı fikirleriyle karşı koyan ve sivil direniş yoluyla direnen ve emperyalist batılılara ve yerli...
Biz yazarların sermayesi bir yandan çeşitli konularda kalplerimizde çoğalan hissiyat iken diğer yandan da içinde yaşadığımız toplumdan edindiğimiz izlenimlerdir. Çoğu kez ikincisi birincisine de asıl kaynak teşkil eder. Bugün de sizlerle çok önemli olduğunu düşündüğüm izlenimlerimi paylaşmaya çalışacağım. Sokakta, işyerlerinde, alışveriş mekânlarında, hatta evlerimizde, yani hayatı başkaları ile paylaştığımız her...
Bir İmam Hatiplinin Okul Günlüğü Şehrin en kenar mahallesinde yıkılacak endişesiyle terkedilmiş bir kamu binasının üç beş kuruş mesarifle tedrisata amadeleştirildiği bir okuldu burası. İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesi. Tam yedi tane sınıf, bir müdür yardımcısı odası, bir metreye iki metre tamtakır bir kantin, bir öğretmenler odası ve mescitten ibaret...
Devletimizin tarihini ilkokuldan itibaren öğrenmeye başlıyoruz. Sonraları İnkılap Tarihi adı altında bu eğitimimiz üniversite sıralarına kadar sürüyor. Detaylarına giremesek de ana hatlarıyla pek çok şeyi öğreniyoruz okul sıralarında. Merak edenlerimiz okumaya, incelemeye, araştırmaya devam ediyorlar ve bilgilerimiz derinleşiyor… Bazı bilgileri pekiştiriyoruz; bazen yeni bilgiler ekliyoruz dağarcığımıza; bazen de önceden öğrendiklerimizle...
Güngör, Müslümanların batıya hayli direndiklerini, ancak Hıristiyan dünyasının giderek güçlenmesi, baskısı, emperyalist uygulamaları dayanılmaz bir hal alınca, kurtuluş için çeşitli yollar aranır. 18. yüzyıldan sonra denge politikası güdülür. Abdülhamid gibi ehil ellerde böyle bir usülle bir yere kadar başarılı olunur. Ancak ehil ellerde olmadığı sürece bu politika çoğu defa zararla...