18. yüzyıldan itibaren Batı’da Aydınlanma düşüncesi, insan aklını mutlak bir otorite olarak yüceltti. Kültür, gelenek ve din, toplumsal hayattan birer birer çekilirken eğitim de bu sekülerleşmenin en açık biçimde hissedildiği alan oldu. Artık hayatın merkezinde ilahi bir ölçü değil, insan aklının sınırları bulunuyordu. Bu dönüşüm, eğitim anlayışına da yansıdı: teori...
Hayatın sürprizlerle dolu olduğu bir gerçek. Bu kavram ilk bakışta insana huzur veren bir anlam taşısa da bunun tersi de olabiliyor. İstediğimiz kadar her türlü sürprize açığız diyelim, her defasında şaşırmadan edemiyoruz. Duygularımızla yaşayan bir varlık olmamızdan ileri geliyor bu. Duygularımız, çoğu zaman aklımızın önüne geçiyor ve bizi hâlden hâle...