Kendi gök kubbemiz altında, Nihânî mahlası ile kültür ve medeniyet coğrafyamızda dolaştık ve şehirlerimizi ziyaret ettik… Bin/ler selâm… BENİM ŞEHİRLERİM Ay doğanda mülkümüzün üstüne Şavkı vurdu mehâbetin destine Selâm olsun hanlar hanı nesline Ne desem yetişmez kâli turnalar Doğudan batıya şanlı yurtlarım Oralarda nöbet tutar dostlarım Mücâhid sebildir onu kutlarım...
Dediler dost sana yâr ola dedim dahi yeğ Münîs ü hem-dem ü dildâr ola dedim dahi yeğ Gül ü gülzârı nidersin ruh-ı cânânı gözet Cennet olmaz ise dîdâr ola dedim dahi yeğ 15. yüzyıl şairimiz Necatî Bey (ö. 1509) şöyle diyor: Dost sana sevgili olsun, dediler; daha iyi dedim. İçten,...
Şöyle bir pencereden dünyaya baktım da; Şiirden başka ne menem dünya… Sevdanın rengi ve tadı, bir beyaz kâğıtla başlayacağını bilmiyordum. Gözlerimle nasıl öptüğümü şimdi hatırladım. Kendi bahçesinde, meyvelerin çiçeğe duruşunu seyrettim önce. Suyunu verdiğim fesleğen, leylak kimi zaman adını bilmediğim yaban otuna kurumasın diye döktüğüm suydu, bağlandım. Yeryüzü defterine adını...
Bir şiirin temeli mısralar, -namıdiğer- dizelerdir. Bazen şiirin özü sayılabilecek bir mısra ile mısralardan oluşan beyit ya da dörtlüğe veya şiir parçasına tutunan okuyucu; şiirin anlamına, tamamına veya şaire doğru yolculuğa çıkar. Şaire ulaşıp tanışmasının ardından şairin diğer şiirlerine ve eserlerine yelken açar. İşte bu yolculuk, okuyucuyu bambaşka âlemlere götürür;...