(Ey yolcu!) Büyük kentlerden geçtiniz bir parça aralayabilir misin? Bizim için zamanın örttüğü perdeyi?” Sezai Karakoç Şehirler gördüm, çelikle beton arasında boğulan. Gün olup devran dönmüş, eşsiz lâle medeniyetinden, gül uygarlığından nâm û nişâne kalmamış. Lâle, nergis, erguvânlar çağın değirmeninde öğütülüp çimento harcına karıştırılmış, “betondan tanrılar”...
Boya, hafızamın muhafaza altına aldığı çocukluk dönemi renk ve koku kaynağım. Zihnime sinen, rengi ve kokusuyla tanıştığım ilk boya, kabarık revani dilimine benzettiğim süngeri, küçük teneke kutusuna bandırdığım siyah ayakkabı boyasına aittir. Şimdilerde olduğu gibi, o vakitler nerede ayakkabı bolluğu! Bir çift ayakkabıyı bir yıl kullandığımız idareli (!) yıllar. Büyüklerimiz...
Mine Alpay Gün Rotamızı eski bir köye çevirdiğimizde, küçük grubumuzdaki gençlerin suratı asıldı. Bakışlarında, “köy işte niye geldik ki” ifadesi o kadar açıktı ki. Oysa Yozgat’ın Divanlı köyünde tarihi, mimariyi, sanatı, sosyolojiyi, psikolojiyi, kültür tarihimizi bulacaksınız demiştim onlara. Gençler daha çok şehirlerin eski eserlerini gezmeye meyilli olduğundan köyler gündemlerinde pek...