Konuşmasının veya yazısının daha çekici, hatta edebî olması için çoğu zaman farklı dillerden Türkçemize alınıp kullandığımız kelimeler dâhil, pek çok eş anlamlı olanları peşpeşe sıralayarak laf kalabalığı yapmak hatip ve yazar sınıfından bazılarınca maharet zannedilir. Arapçadan aldığımız “itibar” dilimizde epeyce benimsenmiş bir kelimedir. Kökü Latince “praestigium” olan ve bugünkü Batı dillerinden özellikle Fransızca, İngilizce ve Almanca yazılışıyla “prestige”; İtalyanca, İspanyolca ve Portekizce ise biraz değişiklikle “prestigio”...
Son çeyrek asrın en trajik ve paradoksal manzaralarından biri, geleneksel olarak irfanı, hikmeti ve kültürel kökleri aktarmakla yükümlü olduğunu iddia eden eğitimcilerin, Batı’nın en seküler ve araçsal ürünü olan teknoloji karşısındaki derin boyun eğişi ve eleştirisiz hayranlığıdır. Bu, basit bir uyum meselesi değil, ileri sürülen “milli eğitim” düşüncesinin epistemolojik iflası...
Narsisizm veya kendini beğenmişlik, kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Günümüzde, gerek bireysel ilişkilerimizde ve aile hayatımızda, gerekse çalıştığımız kurum ve kuruluşlarda bu tavrın çok daha fazla gözlenir hale gelmesi ve manevi anlamda çok fazla travmalara sebep olması nedeniyle bu haftaki yazımızı bu...