Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olan çayın, yağmurun ve bulutların başkenti Rize’de dünyaya gözlerini açan Tevfik İLERİ, ailesiyle küçük yaşta bu defa dünya başkenti de diyebileceğimiz İstanbul’a göç etmiştir. Çocukluk ve gençlik dönemleri hem ülkemizin hem de dünyanın ciddi olaylara sahne olduğu bir döneme tevafuk etmiştir. Balkan savaşlarından Çanakkale Savaşına, Kurtuluş...
İnsanlık, her çağda kendini yenilemek zorundadır. Eskiden öyle olduğu gibi bugün de bu böyledir. Bilgi çoğaldı, teknoloji gelişti, şehirler büyüdü; fakat insanın iç dünyası aynı hızla derinleşmedi. Bugün insanoğlu çokça bilgi sahibi olmasına rağmen maalesef mutlu ve huzurlu değildir. Aslında olmayan şey bilgi değil, bilginin özünü oluşturan irfan veya marifet bilgisinin eksikliğidir. Eksik olan Allah’ın rahmeti,...
Cumhuriyet tarihi bir bakıma “din adamlarıyla mücadele” tarihidir. Cumhuriyet’in birinci dönem figürleri, en büyük rakip olarak dini/din adamlarını görmüştür. Çünkü yaptıkları-yapacakları “yeniliklerin” dine aykırı olduğunu kendileri de bildikleri için en önemli muhalefetin din adamları tarafından geleceğini biliyorlardı. Burada “din adamları” belirlemesinin muhtevası gayet geniştir ve cami merkezli kişileri de aşar....
Her dönemin hassas konularından biri olmuştur keramet. Kimi zaman mucizeyle karıştırılmış kimi zaman istismar konusu olmuştur. O yüzden alimler keramet üzerinde hassasiyetle durmuşlardır. Here ikisinin de olağanüstü (harikun li adetillah) olay olması, aralarındaki benzerlik bu karıştırmanın temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden mucizeyle arasındaki farkın ortaya konması keramet konusundaki kafa karışıklığını büyük...
Son dönemde memleket ahalisinin gündemini meşgul eden meselelere bakınca acı bir tebessüm oturuyor insanın yüzüne. Ağlamamak için gülmeye çalışmak gibi. Toplum karpuz misali ortadan ikiye bölünmüş vaziyette. Bir yarısı diğer yarısını kıyasıya eleştiriyor. Elinden gelse karşı fikirdekini bir kaşık suda boğacak. Hâlbuki karpuzun bu yarısı diğeriyle aynı. Aynı yağmurun bereketinden,...
قُلْ هٰذِهٖ سَبٖيلٖٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَصٖيرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَنٖيؕ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ “De ki: “İşte bu, benim gittiğim yoldur. Ben ve yol arkadaşlarım kesin ve açık delille sizi Allah’ın dinine çağırıyoruz. Eşsiz olan, eksiksiz ve tam olan sadece Yüce Allah’tır. Ben O’na eş ve ortak...
10 Ağustos 2024 Cumartesi günü, Bülent Arınç Bey’in Şehir Hastanesinde yatan Ankara Hukuk Fakültesinden sınıf arkadaşı avukat dostunu ziyarete gittik. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Sohbet ettik. Çok sevindi Bülent Arınç ile beni görünce. Biz de çok sevindik, şifa bulmasına dua eyledik. Daha fazla sıkmadan müsade isteyip ayrıldık. Hasta ziyaretinin kısası...
Boğaziçi’nin ışıltılı, hülyalı dönemleriydi. Dantelalı yalıların altındaki neşeli sularda sandalların oynaştığı, yükselen ezan seslerinin göğe nağme nağme yükseldiği on dokuzuncu asırda musikinin her türlüsü zirvedeydi. Konaklarda, sarayda, mahallede okunan mevlitlerde hafızlardan birinin en tiz perdede bırakıp diğerinin aynı perde ve makamdan devam edip edemeyeceğini göz ucuyla, bıyık altından gülerek gözetlediği...
Hocam, son zamanlarda “ilahiyatçılardan Şeriat Bildirgesi” başlıklı bir bildiri yayınlandı. Bazı medya grupları bildirgenin ilk cümlesini öne çıkartarak “İslam şeriat değildir” başlığıyla ve “14 İlahiyatçı ortak bildirge yayınladı” spot cümlesiyle duyurdular. Biraz keskin bir çıkış değil mi bu? Deveye “boynun neden eğri?” diye sormuşlar. O da “nerem doğru ki” cevabını...
Şikâyet şarkıları söylemek yerine “bize ne oldu ve ne yapalım?” diye düşünüyorsan eğer, gel birlikte bir yola çıkalım seninle. Malumdur yol yalnız yürünmez. Yıl 1921 idi. Osmanlı son nefeslerini verirken herkes kendine göre yeni konumlar alıyordu. Kimisinin içinde düşülen durumun acısı bir âha dönüşürken, kimisi de vurun abalıya dercesine Osmanlı...
18. Yüzyılın başından beri akıl öyle yüceltildi ki, inançları, kültürleri, dinleri hatta Tanrıyı koyacak yer bulamadı modern insan. Sonunda akıl tanrılaştırıldı ve böylece dinini, inancını ve kültürünü aklın hizmetine ve kulvarına soktu. Şimdilerde bilgi de ve bunun sistemleşmiş hali olan bilim de aynı kutsallığa büründürülüyor. Bilginin ve bilimin her şeyi...