“Büyük Itrî’ye eskiler derler, Bizim öz musikimizin piri; O kadar halkı sevk edip yer yer, O şafak vaktinin cihangiri, Nice bayramların sabah erken, Göğü, top sesleriyle gürlerken, Söylemiş saltanatlı Tekbir’i.” Yahya Kemal Beyatlı, yukarıda ilk bendini yazdığımız şiirinde büyük bestekârımız Buhurizâde Mustafa Itrî’nin bestelerinde bir taraftan din, bir taraftan bütün...
Gelen/ek, billur bir pınardır ve naz makamının şehrâyînidir. Her ânı, “kendi gökkubbemiz altında bir bayram saati” hazzı ve safiyeti içinde idrak için, “sînesi saf olan ehl-i dilin,” yaşama sevincini her dem taze tutması, ruh akınları ile muhteşem fütuhatlar peşinde mesai sarf etmesi ve mağfiret iklimlerinde oluş sırrına erip varlığı hazmedebilmesi...