21.yy, tarihinin en büyük soykırımlarından birini yaşıyor. Hani savaşlarda erkekler, erce savaşır, erce öldürür, erce öldürülürdü ya. Bu öyle değil. Bu kahpece. Emzikli bebeler öldürülüyor. Anasından yeni doğmuş yavrular.
Batı medyası, ABD medyası halkı uyanmasın diye, yayınlamıyor bile görüntüleri. Mazlum Yahudi algısı uyandırılmaya çalışılıyor.
Gerçekleri söyleyen birkaç Yahudi çıkarsa eğer, bu sefer İsrailliler tarafından linç ediliyor.
Sosyal medyada vahşeti seyreden ve dini, dili, ırkı ne olursa olsun ‘’İnsan ‘’ olan herkes ise bu katliamı kendi çapında protesto ediyor.
Ey koca dünya…Ey 2023.. 21. yüzyıla katliam yüzyılları arasına girdin ya.
Yahudi, Hitlerin II. Dünya Savaşı’nda kendisine yaptıkları zulümleri kınarken, kendisi Hitlerin zulmüne rahmet okutacak bir katliam yapıyor. Bugün İskoçya’da insanlar açtıkları pankartta ‘’Hitler, Yahudilerden daha merhametli’’ dediler.
Su yok, elektrik yok, yiyecek yok… Binalar canlılara mezar… Oksijen yok, hava yok, yaşam alanı yok… İnsanlık yok daha ne olsun.
Lakin ilginç bir şey var. Filistinlilerin cesareti, kahramanlığı, yiğitliği, inancı… Anlatılır gibi değil, Filistinli gençlerin, İsrail askerleri tarafından götürülürken, onları deli eden bir zafer gülümsemeleri vardı ya. Şimdi o gülümsemeyi enkazların önünde, sekiz on yaşlarında çocuklar yapıyor…
Yıkılasın İsrail, enkazını göreceğiz!
Attığın her bir bomba, senin geleceğini de vuracak bir gün.
Sen zulmünle insanlığın uyanmasına sebep olacaksın. Belki Filistinlileri öldüreceksin ama dünyanın uyanışı karşısında çaresiz kalacaksın.
Kahhar olan Allah; ahını alacak masum bebelerin, anaların gözyaşını, Rabbi dindirecek, Onlar Rablerinin katında; yavrularıyla, eşleriyle cennete girmenin huzurundalar belki, şu an.
Ey Dünya! Zalimleri de yutacaksın bir gün elbet. Toprağın sıkacak bedenlerini, kurtların kemirecek vücutlarını. Ey Dünya, önce sen başlayacaksın onlardan intikam almaya… Sonra cehennemin kayya kuyuları. Sonra cehennem zebanileri…
Mehmet Akif Ersoy, bugün yaşasaydı Çanakkale Şiir’ini, Filistinliler için yazardı. Şiirin sadece birkaç kelimesini değiştirdim, orijinali parantez içerisinde. Bugün, Yirmi birinci yüzyılın kahramanlık destanını Filistinli çocuklarla analar yazdı.
Gazze Şiiri ( Çanakkale)
Şu Gazze (Boğaz) harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Mescid-i Aksa’ya (Marmara’ya)-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Amerika’yla (Ostralya’yla) beraber bakıyorsun: Fransa (Kanada)!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirmibirinci (yirminci) asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle sefil,
Kustu Filistinlinin (Mehmetçiğin) aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Felaketi iliklerine kadar yaşamış büyük Akif,ruhuna dokunan acı ilhamı şiirle bezemiş,milletinin kahramanlık destanını yazmıştı.Allah bir daha da bu millete istiklal marşı yazdırmadın diye duasını da eklemişti.Şimdilerde sorunlu bir bölgede yaşam mücadelesi veren insanlar var.Zaman ve mekan hoyratça dövülüyor ,zalim yeni yöntemlerle insanlığı insan nev ‘i olmaktan çıkarıyor.Olup biteni biçare yazan ,mahsun ,kederli bir biçimde tarihe not düşen yazarlarımız var.İyi ki de varlar.Eksik olmasınlar…Çare nedir?Mazlum milletler zalimlere ve vahşet bezirganlarıyla nasıl mücadele etmeli?Umarım bu konuyu da enine boyuna yazabilecek,karanlık çağa ışık tutabilecek,aklın ve mefkuresizliğin girdabındaki bizlere yol gösterecek yazıları da okur,kendimize geliriz.Zira dağıldık ,darmadağınık olduk…
Tebrik ediyorum kardeşim
Allah razı olsun
Teşekkürler
Allah razı olsun.
Felaketi iliklerine kadar yaşamış büyük Akif,ruhuna dokunan acı ilhamı şiirle bezemiş,milletinin kahramanlık destanını yazmıştı.Allah bir daha da bu millete istiklal marşı yazdırmadın diye duasını da eklemişti.Şimdilerde sorunlu bir bölgede yaşam mücadelesi veren insanlar var.Zaman ve mekan hoyratça dövülüyor ,zalim yeni yöntemlerle insanlığı insan nev ‘i olmaktan çıkarıyor.Olup biteni biçare yazan ,mahsun ,kederli bir biçimde tarihe not düşen yazarlarımız var.İyi ki de varlar.Eksik olmasınlar…Çare nedir?Mazlum milletler zalimlere ve vahşet bezirganlarıyla nasıl mücadele etmeli?Umarım bu konuyu da enine boyuna yazabilecek,karanlık çağa ışık tutabilecek,aklın ve mefkuresizliğin girdabındaki bizlere yol gösterecek yazıları da okur,kendimize geliriz.Zira dağıldık ,darmadağınık olduk…
Allahım yardımcıları olsun.
Çok güzel ifade etmişsiniz
Allahım yardımcıları olsun.
Elinize sağlık hocam
Allah razı olsun
Acı anca bu şiir ile hissedilir anlatılabilir olmuş kaleminize sağlık Melek hocam
Allah razı olsun.
Keşke herkes sizin gibi bu konuya dikkat çekse hocam… Sesimize daha çok ihtiyaçları var