Toplumsal Değerler Üzerinden Yeni Bir Eğitim İnşası Son yıllarda okullarımızda karşı karşıya kaldığımız hadiselere artık kimse “basit bir ergenlik meselesi” diyerek sırtını dönemiyor. Öğrencilerin öğretmenlerine, öğretmenlerin öğrencilerine yönelik tutumlarında ortaya çıkan gerginlikler öyle münferit olaylar olarak görülemeyecek kadar çoğaldı ve derinleşti. İşin ilginç tarafı, toplumun her kesiminden –siyasî, sosyal, kültürel...
Bir medeniyetin kendi varlığını sürdürme biçimi, değerlerini ve birikimini sonraki nesillere nasıl aktardığıyla yakından ilişkilidir. Bu aktarım sürecinin odağında ise ya mekanik bir “öğretim” faaliyeti ya da bütüncül bir “terbiye” süreci yer alır. Birincisi, zihni malumatla doldurmayı hedeflerken, ikincisi ruhu ve karakteri bilgiyle yoğurarak bir “insan” inşa etmeyi amaçlar. Modern...
Modernizm hayata dair bütün disiplinlerden (bilim, sanat, eğitim vs) dini dışladığı için bu alanlara laiklik hakim oldu. Disiplinler, kendi gerekllik ve gerçeklikleri dışında herhangi bir bağlayıcı ilkeye yer vermez. Bunu kendi alanına tecavüz sayar. Disiplinler uygulama sahasında sadece hukukla (insan hakları evrensel hukuku, yerel yasalar, kurumsal ilkeler) sınırlıdır. Bunlar da...
Bir önceki yazıyı “ABD’li eğitimcilerin “her milletin kendine özgü kültürü, inançları ve değerlerine dayalı bir eğitimi olması iyidir” demesini bekleyelim, ne çare” diyerek bitirmiştik. Ancak dileyen bekleyedursun biz diyeceğimizi diyelim yine de. Eğitimin, dünyanın değersizleşmesi süreci boyunca teknik bir uygulamaya indirgenmesi, performansçı ve verimlilik saplantılı bakışın esiri haline gelmesi ABD-takipçisi...
Uzun bir zamandır, eğitim sistemimiz, halis bir takipçisi olduğu ABD kaynaklı genel geçer eğilim ve modaların gereği iki çelişkili yönelimin yarattığı gerilimle mücadele etmeye çalışıyor; Nicelleştirilmiş performans göstergelerine indirgenmiş bir öğretimden ibaret okul sistemi ile bu indirgemenin tahrip edip aşındırdığı ve giderek yok ettiği değerler sistemine okulda duyulan gereksinim. Mücadele...