Maariften ve marifetten bir sestir kıssa ile yani hikâye ederek anlatma. Akılda kalır, gönülde yer eder bu usûlün hâsılası. Söz temsili deyip söze yol vermek eskilerin eskimeyen tarzıdır. İş bu sebeple vaktiyle, yol büyüğü bir ariften dinlediğim bir kıssa düştü gönlümüze. Muazzez Mekke’nin tevhîd nuru ile mübârek Medine’nin muhabbet teknesinde...
Belirlemeye çalıştığımız bu çerçeveden sonra Ahilikteki iş ahlakının en temel ilkesinin, eğitime ve bilgiye dayandığını söyleyebiliriz. Fütüvvetnamelerde, önemine işaret edilerek kişiye her şeyden önce bilginin gerekli olduğundan bahsedilmekte ve bilginin önceliği olduğu ve dini bakımdan da farz, vacip, sünnet hükmünde olduğu belirtilmektedir. Çünkü bilge olmanın yolu, önemli bir güç olan...
“İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur.” Atasözüne bakarak hareket edeceksek şayet… İnsanı terbiye etmenin pek de mümkün olmadığını düşünebiliriz. Madem öyleyse dükkânı kapatıp gidelim (mi?) Yoksa kaldığımız yerden insanı terbiye etmeye devam mı edelim? Ya da şöyle bir soru daha mı soralım… İnsanı terbiye etmekten ne anlıyoruz? İnsana bilgi yüklemek...