
Yatılı Okul Günlüğü – Bir yatılı öğrenciden ilk aşkına mektup:
”Ben bir kıza aşığım onu düşünmeden edemiyorum. Tam konuşmak için karar veriyorum. Yanına yaklaşınca dizlerim titriyor, kalbim çarpıyor vaz geçiyorum.”
Pazarören’e gelişimin ilk haftasıydı. Bir pazar günü eylül güneşinde kampananın merdivenlerinde boynu bükük garip oturan benden farksız düşünceli ağlamaklı bir arkadaşla tanıştım. Tanıştım dedimse işte öylesine konuştuk dertleştik. Belki de benzer duyguları taşıyor olmak bizi birbirimize yaklaştırdı. Bugün, o arkadaşın kim olduğunu inanın bilmiyorum, ismini hatırlamıyorum. O arkadaşımın bir derdi vardı. Bana dedi ki, ”ben bir kıza aşığım onu düşünmeden edemiyorum. Tam konuşmak için karar veriyorum. Yanına yaklaşınca dizlerim titriyor, kalbim çarpıyor vaz geçiyorum.” bana bir akıl ver dedi. Bugün oldu o arkadaşımın ismini hatırlamıyorum. Kim olduğunu bilmiyorum. Benim için halen o ”meşhul aşık” arkadaşım olarak durmakta. Bugün için tanımayı doğrusu ne kadar da çok isterdim. Bu hatıramı okuyup da ‘o bendim’ derse inanın çok memnun olurum. İşte o gün o arkadaşla sevdiceği kıza bir mektup yazmaya karar verdik. Siz deyin on, ben deyim yirmi sayfa karaladık sonra yırttık nasıl başlayacağımızı bilemiyorduk.
Bendenizin şiirle buluşması o gün başladı. Sonunda arkadaşın sevdiceğine şöyle başlayan bir mektup yazdım:
Canım ciğerim göz bebeğim
Varım yoğum gönül evim
Hilal kaşlım sümbül saçlım
Hayatım sevgilim ilk aşkım…
Böylece başlayan o mektubu arkadaş muhatabına verdi mi vermedi mi, verdiyse netice ne oldu inanın bilmiyorum.
Benim hayatta yazdığım ilk şiir böyle zuhur etti. İşte o gün bu gündür acizane meramım mısralarla anlatmayı tercih ediyorum. Tüm Pazarören dostlarına saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Yahya Tümtürk Yozgat Akdağmadeni Davulbaz Köyü 1981 mezunu