Hayat, ince bir sırat köprüsü gibi. Peki neden? Her adımda düşme korkusu var ve tabi ki her düşüşte de yeniden kalkma umudu söz konusu. İnsan, bazen kendi hatalarıyla bazen de etrafındaki insanların hatalarıyla düşer yada düşmenin eşiğine gelir. Ayağı kayar, düştüğü yerde acıyı hisseder. Ancak asıl mesele, bu düşüşü bir...
قُلْ هٰذِهٖ سَبٖيلٖٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَصٖيرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَنٖيؕ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ “De ki: “İşte bu, benim gittiğim yoldur. Ben ve yol arkadaşlarım kesin ve açık delille sizi Allah’ın dinine çağırıyoruz. Eşsiz olan, eksiksiz ve tam olan sadece Yüce Allah’tır. Ben O’na eş ve ortak...
Malûm olduğu üzere zorluk, sıkıntı çekilerek yapılan, güçlüğü olan, güç yapılan işler karşılığında kullanılır. Dolayısıyla maarif gibi oldukça çetrefilli bir mesele de zorluktan berî değildir. Fakat, “Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin. Uyumlu olun ve ihtilâf çıkarmayın” kudsî hadisi gereği maarif gibi her alanda aslında bize düşen kolaylaştırmanın bir yolunu bulmaktır....
Bizim kahtı-ı rical meselemiz kadar sıradan insan meselemiz de var. Çünkü içinde bulunduğumuz sağlıksız eğitim marifetiyle insanımızın normalliği gittikçe azalıyor. Normal insan derken yolda yürürken, araba kullanırken, müzik dinlerken, metroya binerken-metrodan inerken, asansöre binerken, koridorda yürürken, alışveriş yaparken kimseyi rahatsız etmeyen; elindeki çöpü çöp kutusuna atan, mail yazmasını ve telefonda...
Yıllar önce zorluklarla mücadele etmenin mükafatı, yahut fazileti üzerine bir menkıbe (anekdot) okumuştum. Padişahın, yahut kralın biri sarayının penceresinden görünen ve biraz ilerden şehire geçen yolun tam ortasına bir kaya oturtur. Altına da bir kese altın kor. Pencereden gelip geçenleri seyreder. Kimi kayanın üst tarafından, kimi alt tarafından ıkına sıkına...
En çok da beğenmediği kişide bulur insan kendini… Gizli bir keşke barındırır içinde, korkar duyulacak diye. İç sesine mukayyet olduğunu zannederken birden ortaya çıkar, dışa vurur, afişe eder kendini. Beğenmediği, sürekli eleştirdiği insanda zuhur eder varlığı… Kötü, kötüde bulur da kendini, iyiyi bulan kaçar iyiden. Zordur iyi olmak, meşakkatlidir, yorucudur…...