Ye’s yani umutsuzluk ve sihir gibi hususlar küfür derekesinde sayılmıştır. Kur’an, ‘Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin’ müjdesinin yanında ‘Allah’ın rahmetinden ancak kafirler umut keser’ diye de ikazda bulunmuştur. Ye’s canlı çanlı ölümün pençesine düşmektir. Hareket kabiliyetini kaybetmektir. Bediüzzaman, ye’sin yani umutsuzluğun her türlü manii kemal olduğunu ifade etmiştir. Zira bu hastalığa...
Osmanlı sonrası yaşanan paradigma değişikliği sürecinde İslamî duyarlılığı olan kalem ehlinin bazılarında iki husus dikkat çekmektedir. Birincisi, mağlup ümmetin yeniden inşası için içlerinde büyüttükleri dert ve dava, onlarda entelektüel bir kriz ve arayış şeklinde tezahür etmişti. İkincisi ise resmiyetin reddettiğinin ve bireylerin kaybettiğinin mana ve maneviyat olması itibariyle bu aydınlar...
Kudüs’ü yüzyıl önce Osmanlılar kaybetti, peki kim kazandı? Tam da yüz yıl sonra… İngilizlerin hain Hüseyin’in desteği ile Kudüs’ü işgalinin yüzüncü yılında….Yine Kudüs edebiyatı…Yine Kudüs ve “ümmet” hamaseti! Siyonistler binlerce yıllık emellerinin peşinde yürümeye devam ediyor. Emperyalizmin bölgemizdeki varlığı için onlar gerekli, bunu çok iyi biliyorlar. Batının ağababaları ağızlarını açınca...
Toplumun ıslahına ve ifsadına sebep iki sınıf insandan söz edilmektedir. Islah edenler; İnandım deyip, emir olunduğu gibi dosdoğru olanlar ile hakkı ve sabrı tavsiye edenlerdir. İfsat edenler ise sureti Hak’tan görünüp Hak’tan sapanlar ve saptıranlardır. Bu hakikat Asır suresinde şöyle ifade edilmiştir. “Asra yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak...
Mustafa Özcan Suriyeli davetçilerden Muhammed Salih el-Müneccid adına düzenlenmiş bir twitter mesajı var. ‘Şaban ayı girdiğinde selef kendisini Kur’an okumaya adardı, vakfederdi’ diyor. Kısaca Şaban ayı Kur’an ve kurra/kariler ayıdır. Kurra okurlar, alimler demektir daha sonra fakihler ve muhaddisler olarak kollara ayrıldı. Muhammed Salih el-Müneccid Suriyeli bir davetçi ve onlarca davetçi ile...
Millet Kavramı Türkçe’de “millet”, Latince’de “gentem”, ya da İngilizce’de “nation” kavramları insan topluluklarının bir araya gelmesinin tarzlarına ya da izledikleri yollara işaret etmiştir. Nitekim “mille/t” kelimesi Arapça’da, çoğu zaman “din” karşılığında kullanılmış, ayrıca kelimeye “izlenen, gidilen yol” manası verilmiştir. En meşhur ifadesiyle, “millet-ü İbrâhîm, milletü’l Mesîh, millet-ü Yehûd, milletü’l Mecûs,...
Mustafa ÖZCAN Üzerimize ölü toprağının serpildiği günlerden ve dönemlerden geçiyoruz. İşte bu ortamda anın görevi, himmetleri ayağa kaldıracak, uçuracak yeni bir ruhla bezenmek olacaktır. Bunu ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak yeni bir ruh, fabrika ayarlarına geri dönmemizi sağlayabilir. Bu ruh ancak başkalarını severek ve fedakarlık şuuruyla ve ruhuyla kanatlanabilir ve ayağa kalkabilir....