Eğitim sisteminin en büyük sorunlarından biri ölçme ve değerlendirme şeklidir. Bizim sınavlar genelde bilgiyi ölçer. Çok soru kısa cevap tercih edilen bir ölçme şeklidir.“Türkiye’nin başkenti neresidir?” Sorusuna “ankara” demek yeterlidir. Öğretmen sadece bilginin doğruluğuna bakar, imladan puan kırmaz. Kırarsa büyük tartışmalar olur. Veli ve öğrenci, öğretmene çıkışır: “Sen Türkçe, edebiyat öğretmeni misin ki not kırıyorsun?” Öğretmenlik yıllarımda bu minvalde dilekçe ile notuna itiraz eden, kağıdının yeniden değerlendirilmesini isteyen...
Okullar açıldı. Ülkemizde yaklaşık 20 milyon öğrenci ders başı yaptı. Pek çok ülkeyi kıskandıran bir rakam bu. Zira birçok ülkenin nüfusundan fazlasına tekabül ediyor. Ekim ayında üniversitelerin de eğitim-öğretime başlamasıyla yaklaşık 7 milyon öğrenci daha sırayla buluşacak. Eğitim camiasının diğer fertleri de hesaba katıldığında ülke nüfusunun yaklaşık üçte birinin bu...
3. Millî Kültür Şûrası Dil ve Edebiyat Komisyonu’nda bu konu ile ilgili görüşlerimizi ortaya koyduk. Bu görüşlerimizin büyük kısmı bazı değişikliklerle komisyon raporuna girdi. Aradan beş sene geçti. Seneler geçmekle kaldı, kültür şurasında dile getirilen hususlarla ilgili -en azından bizim dikkatimizi çeken- bir gelişme olmadı. “Ehemmiyetine binaen” bu hususta kaleme...