Yaşadığımız dönüşümleri ya da krizleri anlama ve yönlendirme konusunda insanoğlunun hazır reçete ve çözümlerinin olmadığı malumdur. Sorunlar karşısında teorik felsefelerin bizi çoğu kez tatmin etmediği, yolumuzu ve yönümüzü daha çok el yordamıyla, praksis’in acıları ve deneyimleriyle bulduğumuz söylenebilir. Ancak tezahür edenin ya da karşılaşılan olayların meydan okuyucu ve varoluşumuzu değiştiren...