Urfa’nın kadim mekanlarından Siverekli Mahallesiyle; Kamberiye Mahalleri karşı karşıyadır. Bu iki kadim mahalleyi, kadim Karakoyun Deresi ayırır biri birinden. Türküler, hoyratlar ve ilahiler uçuşur Karakoyun Deresinin üstünden. Yankılanır Urfa’nın semalarında Arapça, Kürtçe ve Türkçe dillerinde. Adata yarışırlar okuyanlar biri biriyle. Bu ses armonisi beni götürdü eskilere. Bizim oturduğumuz Siverekli Mahallesinden...
Gençliğimizin kara yağız delikanlısı, geniş alnı, dolgun yanakları, kemerli bir burnu, muntazam bir ağız, üst dudağı ince ve alt dudağı etli, simsiyah bıyıkları ve iki bitişik gür kaşlarıyla o tam bir Mezopotamya güzeliydi. Yıllar geçince o gür saçları ve o gür kaşları bembeyaz oluvermişti pamuk baba oluvermişti birden Nuri...