Hababam Sınıfı’nda bir sahne vardır. Öğrenciler yeni edebiyat öğretmeninin dersinden kaçarak maça giderler. Öğretmenden izin koparmak için “ Tevfik Fikret’i ölüm yıl dönümünde mezarının başında anmaya gideceklerini söylerler. Edebiyat öğretmeni “Bana başka bir günmüş gibi geliyor” diye tereddüt etse de çocuklar izni koparırlar ve öğretmeni yolda bırakıp doğru maça giderler. Sonunda öğretmen öğrencileri disiplin kuruluna havale eder. Öğrenciler...
Geçenlerde YÖK ve Üniversitelerarası Kurul doçentlik kriterlerini değiştirdiğini duyurdu. Ama birkaç gün sonra nedensiz bir şekilde geri çekti. Bir açıklama da yapmadı. Değişen kriterleri okuyabilen bazı akademisyenler doçentlik şartlarının ağırlaştırıldığını söyledi. İleride ortaya koyulacak olan doçentlik kriterleri nasıl olacak bekleyip göreceğiz. Ancak bu konudan mülhem olarak akademik yükseltmelerin sil baştan...
Dünyanın en iyi üniversiteleri” sıralamasında ilk 1000’e Türkiye’den 11 üniversite girdi ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarınca açıklanan “dünyanın en iyi 3 bin üniversitesi” sıralamasında ilk 1000’de Türkiye’den 11 üniversite yer aldı. Dünya genelinde üniversite sıralamalarını yapan yetkili 10 kuruluştan biri olan...
H. Cemal Abdullahoğlu Dil, tarih ve edebiyat araştırmacısı şair Orhan Şaik GÖKYAY, Destursuz Bağa Girenler kitabında Osmanlı’da “beşik uleması” konusuna Gelibolulu Mustafa Âli’den alıntı yaparak farklı bir açıdan bakar. Gökyay’ın alıntıladığı metin şöyledir: “Tarihçi Âli, medreselerin nasıl bozulduğunu, bilgi düzeyinin ne yoldan aşağılara düştüğünü şöyle anlatır: “Padişah hocalarının oğulları, belli...
Şeb-i arus münasebetiyle… Mevlana gibi ulu şahsiyetlerin birçok boyutu vardır. Eğitmen ve eğitimci olarak da en azından birkaç boyutu vardır. Sözgelimi Gazali Bağdat’taki Nizamiye Medresesinde ders verirken 400 öğrenciye hitap etmektedir. Daha sonra Şam’a manevi hicretiyle birlikte müderrisliği bırakır. Ahir ömründe Tus’a döndüğünde müderrisliğe yeniden avdet eder. Şam’daki sürgün...
Doç. DR. Ömer Faruk RECEP Meslek hayatım maalesef kötü kariyer örnekleriyle doludur. Fakülteye başladığım zaman profesör, doçent, şef gibi ünvanları duyunca zor erişilen, her babayiğidin harcı olmayan, çok çok büyük kariyer zirveleri gelirdi benim aklıma. Yaşadıkça neler görmedim ki… Sadece öğle arasında kısa bir süre hastaneye uğrayıp kaçan şefler, geç...