İlimler, düşüncenin gelişmesiyle birlikte inkişaf etmiştir. İlmi inkişafların temelinde düşünce yatar. Lakin bazen düşünce tecrübeye eşlik etmediğinde gelişmeyi sekteye uğratmıştır. Elbette gelişmenin zemininde sınırlı da olsa felsefe de vardır. Felsefenin katkısı başlangıç seviyesindedir. Bazı altı boş nazariyelere tutulup kalmanın insanlığa bedeli ise büyük olmuştur. Şahısları perestiş ve yüceltme üzerinden efsaneleştirmek...
Hakk; Allah’ın isimlerindendir. Çoğulu; hukuk olup, kişilerin insan olarak korunması gereken menfaatlerini ifade eden bir kavramdır. Kur’an-ı Kerimde Hak; İslâm, adalet, mal, mülk, vâcip, sadık, lâyık, hisse, yakîn, sâbit, hüküm ve kaza olunmuş iş gibi çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır. Hak kavramının ana özelliği “kesinlik ve gereklilik ifade etmesidir. Yani doğruluğu kesin...
Müslüman, zübde-i âlem olduğunu müdrik, özünü bilen, eşyanın hakikatine âgâh, Hakk’a âşık, aklının zekâtı tefekkürle düşünce ufuklarını kuşatmış, gayret kemerini kuşanmış, idraki açık müşfik bir hakikat yolcusudur. Sevdirip nefret ettirmeyen, kolaylaştırıp güçleştirmeyenlerin vuslat kafilesindendir. Bilmek, bulmak, küll ve kul olmak saadetine eren, varlığı hazmeden ve küre-i arzın bereketi bir bahtlı...
Kitap okuyabilmek için bile sakin kafa lazımmış insana… Kitap okuyamaz, yazı yazamaz oldum. Bir dalgın duruş var mah cemalimde… Cemalimin mahını da göremez oldum. Nasıl bir yüzyılmış bu yirmi birinci yüzyıl? Yüzümün donukluğu, ruhum donukluğundan; gülemez oldum. Başımı da taşıyamıyor ya boynum, ruhumu nasıl yüklensin vücudum? Ben ne oldum, ne...