Kâmil Yeşil Sosyal medya yaygınlaştığından beri bürokrasiye bir haller oldu. En üst düzeyden okul müdürlerine varıncaya kadar yeni bir göreve atananlar hemen klavyeyi alıyor, hesabı olduğu bütün sosyal medya platformlarında teşekkür mesajları yayınlıyor. Bakanından rektörüne, bakan yardımcısından daire başkanına, profesörlük titrini alanından şube müdürüne kadar herkes kararnamede kimlerin imzası varsa...
Oldum olası bu kavramı sevmedim “Affını istemek” olumsuz bir çağrışım uyandırıyor. Sanki yapılan görev bir angarya, bir kahırmış gibi, yaşanan eziyet döneminin sona ermesini istermişçesine “affedilmeyi” talep ediyorsunuz Neden “istifa etmek” veya “görevden ayrılmayı talep etmek” yerine “affını istemek” terimi kullanılsın? Yerleşik bir anlayışa göre, “istifa etmek” özellikle kamu görevinden...
Yıllar evvel dönemin Millî Eğitim Bakanı, bir ilimizin Millî Eğitim Müdürünü dört kez telefonla arıyor. Gelen dördüncü aramadan sonra telefona bakan müdür, önceki aramalara bakmama veya geri dönmeme gerekçesini arayan numaranın rehberinde kayıtlı olmamasına bağlıyor, hatta “İşletildiğimi zannettim.” diyor. Bakan Bey de “Eğer bir Bakan olarak ben sana ulaşamıyorsam, öğretmen...
Öğrencilerinin merhum Prof. Dr. İbrahim Çalışkan hoca tarafından verilen ödevler konusundaki yakınmalarına karşı kendilerine sık sık “İlimde merhamet cehaleti teşviktir” diyerek cevap verdiği bu söz için belki sayfalar dolusu yazı yazılabilir. Bu sözü duyduğumda İngilizce öğretmen adayı öğrencilerime lisans dönemlerinde verdiğim ödevlerden şikâyetçi oldukları yılları hatırladım. Aynı yakınmalar lisansüstü öğrencilerim...