Türkiye’nin en büyük zaafı devlet ile toplum arasında tampon bölgenin olmayışıdır denilse sanırım saçma bir şey söylenmiş olmaz. Esas itibariyle sivil toplum örgütleri, medya, akademi, aydınlar, entelektüeller, kanaat önderleri vs. tam da devletin oluşturacağı tazyiki önleme ve toplumun belirli hassasiyetler, ilke ve değerler üzerinde durması ve talep ve beklentilerini de...
7’Lİ MASA’NIN EĞİTİMLE İLGİLİ ÖNERİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ -III- 4- Öğretmen Yetiştiren Kurumlarla İlgili Görüşleri: a- Eğitim Sistemlerinde Öğretmen Yetiştiren Kurumların Yeri ve Önemi: İnsanlar öğretmen yetiştiren kurumlarda, öğretmenlik mesleğini öğrenerek onu yapmaya hak kazanır, meslekte de kendilerini geliştirirler.Öğretmenlik mesleği, mesleklerin mesleği olarak tanımlanmayı hak eder. Zira öğretmenlik mesleği hem bir eğitim...
Önceki yazımızda, CHP’nin hazırlayıp 7’li masaya kabul ettirmiş olduğu Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin genel bir değerlendirmesini yapmıştık. Bu ve sonraki yazılarımızda o metinde yer alan eğitim öğretim konularıyla ilgili bölümü analiz edeceğiz. Bu çerçevede: 1- Yeni Bir Eğitim Sistemi Kurma Taahhüdü: Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin önsözünde ‘cinsiyet, etnik köken, din,...
12 Eylül rejimi tarafından ihdas edilen “24 Kasım Öğretmenler Günü” öğretmenliğe ilişkin klişelerin, ezberlerin bolca tüketildiği bir gün oldu. Söz konusu gün ne eğitime ilişkin yüksek düzeyli bir muhasebe için kullanılabiliyor ne de günü ihdas edenler ve ihdas ettikleri günün tarihî referansına ilişkin bir çekince beliriyor. Harf inkılabı, millet mektepleri,...
“Kalemi elime aldığım günden beri Türkçenin müdafaası için yazdığım satırları birbirine eklesem İstanbul-Ankara şimendifer hattından daha uzun olur.”
(Peyami Safa, 30 Mart 1940)
Dün ve önceki günkü yazımızda, MEB ve YÖK’ten sonra eğitim yönetimimizde üçüncü bir aktör olarak oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nu inceliyorduk. O’nun daha aktif, daha dinamik ve daha fonksiyonel olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini araştırıyorduk. Bugün de ona devam edeceğiz: 5- CB Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, Çalışma...
Prof. Dr.Ömer ÖZYILMAZ Dünkü yazımızda, MEB ve YÖK’ten sonra eğitim yönetimimizde üçüncü bir aktör olarak oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nu inceliyorduk. O’nun daha aktif, daha dinamik ve daha fonksiyonel olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini araştırıyorduk. Bugün ona devam edeceğiz: 2- CB. Eğitim ve Öğretim Politikaları...
Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ Önceki yazımızda, eğitim sistemimizde görevlerin yeniden belirlenmesinin, sistemimizi ‘çalıştırma’ görevinin Bakanlıkta; ‘geliştirme’ ve ‘millileştirme’ görevinin de Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nda olmasının gerekliliğini ve yararını arz etmiştik. Bu vesileyle bugün Kurul’u inceleyeceğiz. Aslında Bakanlığın nasıl kuruluşundan bugüne kadar artarak devam eden sorunları varsa, çok yeni...
Öğretmenim ben… Hem önemsiyorum, hem de gurur duyuyorum kendimle… Kar çiçekleri var önümde… Onları deriyor, onları topluyor, onları yoğuruyor, onları kokluyorum… Huzur veriyor bana; gülün kokusu, çiçeğin demeti… Saadetler doluyor dünyama…Her gün bir başka ayrıcalık katıyor içime bu çiçekler… Öğretmenim ben… Onur duyuyorum kendimle… Çünkü her gün sevda çiçekleri...
Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ Önceki yazılarımızda ‘Türkiye (Ak Parti) Eğitim Alanında, Arzu Ettiği Noktaya Niçin Ulaşamadı’ sorusunun cevabını araştırıp, yazdım. Bugünden itibaren üç gün, o sorunların somutlaşmış haline dönüştürülmüş olan CB Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nu inceleyeceğiz. Çünkü Kurul, çok sorunludur. Günümüz ise, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın, Ülkemiz ve dünyada her alanda tarihi dönüşüm...
Disiplinler arası geniş bilgisi olan, algoritmayı ilk defa kuran, sıfırı ilk bulan isim olarak bilim tarihine geçmiş ve bilgisayarın babası da sayılan bir büyük bilim adamı: Hârezmî. Şimdilerde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, Harezmî Eğitim Modeli adıyla telif edip, dört yıldır uygulamaya başladığı bir büyük projenin adı olmuş ve İstanbul’dan...